Bu arada benim kadar sosyal bocek bir insanin, bin tane program arasinda bu kadar saglam bir dizi izleyicisi olmasi da arkadaslarim arasinda dalga konusu olur hep...Oysa bir yandan haftanin herhangi bir gunu beni eve baglamasin diye haftalik dizilerin hicbirini seyretmeyi sevmeyen ben, dizileri 3er 5er bolum halinde ve TV akisina bagli kalmadan tamamen kendi istedigim zamanlamayla, evde oturmaya ayirdigim bir aksamda, disari cikmadan once bir cumartesi sabahinda filan severim. Zaten son yillarin dunya televizyonlarinda gittikce artan bir rekabetle kalite citasi da iyice yukselen dizi furyasina en buyuk katki bence DVD teknolojisinin; haftada bir yayinlanan dizi olayina pek sicak bakmayan, yuksek konsantrasyonla birkac bolum ust uste izlemeyi seven bir seyirci kitlesinin yardimina kosmasi ve sezon dvd'lerinin gittikce yayilmasiyla gerceklesti. Bu surecte Sex and The City'i, NipTuck'i, Grey's Anatomy, Alias, Lost, Heroes, Brothers&Sisters, The O.C. ve daha nicelerini tum bolumleriyle izledim. Buna karsin bu son derece iyi dizilerin hicbiri, benim Friends kadar icsellestirdigim, garip ama kendime cidden tanidik buldugum bir yakinlik duygusu yaratmadilar...Gulup eglenmenin otesinde, sanki Rachel'in simarikligi, Monica'nin obsesifligi, Phoebe'nin deliligi, Chandler'in sakalari, Ross'un paleontoloji ve evlenip bosanmayla gecen hayati, Joey'nin yemek ve kadin duskunlugu dogal, tanidik bir arkadas boyutuna geldi de; Meredith'in korkulari, Dr. Christian Troy'un karizmasi, Sawyer-Kate-Jack uclu aski bir tanisiklik boyutunda kaldi her zaman...Oyle ki bir trivia yapilsa hicbir dizi karakterininkini bilmedigim kadar detayli tanirim bu altiliyi..Phoebs'in alt-kimligi Regina Philange ile Joey'ninki Ken Adams'i da bilirim, Ross'un kazada olen kopeginin adinin Chi-Chi oldugunu da, Rachel'in dugun gunu birakip kactigi Barry'nin orthodontist oldugunu da! Gelgelelim dizinin yayinlanmis 236 bolumunun tumu dvd koleksiyonumda...hala da ara sira birkac bolum izlemekten keyif aliyorum...ama birkac yildir da oturup gunlerce ust uste sezon izlemisligim yoktu. Oysa Amsterdam'a geldigimizden beri, Friends'i severek izlese de hicbir zaman duzenli takip etmemis H.nin de katilimiyla, deli gibi diziyi izliyoruz yeni bastan...
Gecen aksam kendi kendime dusunuyordum...New York'a ilk gidiste diziye muptela olusumu, arada gecen zamani, ve simdi ilk izledigimden 9 yil sonra yine yeni bir sehre tasindigimda 6 eski arkadasimla vakit gecirmek istememi...Sanirim Friends benim icin yalnizlik hafifletici bir tanidiklik, ozlenen arkadaslarin yoklugunda kahkaha etkisi yapan bir stepne gorevi de goruyor...Varsin gorsun o zaman! Nasilsa alisma donemi sonrasi burda edindigim yeni arkadaslarimla kendimi daha az yalniz hissetmeye basladigimda, ya da canim kizlarla buraya geldiklerinde veya Turkiye'ye gittigimizde kavustugumuz zaman birakirim dvd'lerimi bir kenara, bu vefali ekip yeni bir ihtiyac doneminde gorusmek uzere Central Perk'de bekler beni!! O zamana dek, yeni dunyami kuruyorum yavas yavas...
Monica, to Rachel in the Pilot episode:
"Welcome to the real world! It sucks! You're going to love it!"
0 yorum:
Yorum Gönder