3 Mart 2009 Salı

Evliya Celebi

Hollanda'da yasamanin en keyifli yanlarindan biri, gunubirlik yapilabilecek seyahatlerin muthis uygun, trenle yolculugun cok keyifli, gidilecek kisa seyahat mekanlarinin da cok cesitli ve guzel olmasi...Uluslararasi seyahat bile yaptik 1-2 gun icin son zamanlarda!

Brugge masal kenti gibi inanilmaz bir yerdi ornegin, ki buradan Belcika'ya tren yolculugu da Den Haag (Lahey), Anthwerp uzerinden 3 saatten az suren, muthis keyifli bir yolculuk oldu...Isminin icerigini tam anlamiyla veren (bruges - bridges- kopruler) minicik kopruleri, kanallari, bembeyaz dantel dukkanlari, mis kokulu butik cikolata dukkanlari, heykelleri, kucucuk evleri ve meydanlariyla ruya gibi bir ortacag sehri ki, gordugum bircok kocaman Avrupa sehrinin onune koyarim guzellik siralamasinda...1 gece kalmayi da ayarlayarak gittik, NH Brugge'de kaldik. Zaten tum sehri yuruyusle tavaf edip, aksam harika beyaz sarap esliginde Belcika'da olmazsa olmaz guzel bir moules - midye- yiyip, cikolataya bogulup, kanal turu ve dantel alisverisi yapmak tam tamina 1.5 gun suruyor ve minik ruya sehir bir daha gorusmek dilegiyle bitiyor...Bayildim!

Hamburg da (ki ne tatli bir Aynada Hamburg yazisi yazmistim ama gecen gun yanlislikla Hamburg ve Istanbul yazilarimi sildim, az daha agliycaktim!), araba kiralayarak gunubirlik gitmeyi tercih ettigimiz baska bir kisa seyahat cesnisi olarak hafizalarimizda yerini aldi. Kocaman limani, duzenli ve guzel caddeleri, golleri ve gol kenari cafeleriyle ilk gordugum Almanya sehri olarak kafamdaki (niyeyse) soguk, tatsiz Almanya kavramini radikal olarak degistirip beni mayista Heidelberg, seneye Octoberfest'te Munih vb planlarla basbasa birakti!

Gecen haftasonunun kisa seyahat rotasi, bu defa Hollanda'dan cikmadan, Centraal Station'dan 45 dakikalik bir tren yolculuguyla gittigimiz Leiden oldu. Devasa universitesi (Erasmus ile birlikte Hollanda'nin en iyilerindenmis), Amsterdam'dan kucuk, Brugge'den buyuk olcekli kanal ve sokaklari, uzuuun alisveris caddesi, alisveris caddesinin ortasindaki kocaman katedrali, bir Hollanda kucuk sehir klasigi olan ve sehir girisinde bizi karsilayan dev yel degirmeni, muzik muzesi, balik pazari, Amsterdam'in turist bollugundan sonra daha ilginc gelen Hollandali yogunlugu ile birkac saatlik bir tebdil-i mekan ferahligi yasayip eve donduk...

Seyahatimiz bol olsun efendim!

1 yorum:

  1. tanışıyor olabilir miyiz hissini ben de paylaşmaya başladım, blogunu okudukça; bundan bir kaç sene evvel benzer gezi güzergahlarını ben de takip ettim. Heidelberg gerçekten, "aman Almanya'da gezilip görülecek ne var" klişesini yıkan bir yer. Üzerine isim yazdırabileceğin şaraplardan alarak dönmek de farz sanırım:)

    YanıtlaSil