Bu keyifli seminer bittikten sonra profesyonel bir yazar olmanin ne kadar harika olabilecegiyle ilgili hayallerim, bankacilik kariyerimle pek ortusmedi! Yillardir yazageldigim, yazim yanlisi cok ender kazalar disinda hic bulunmayan, duzgun ve uzun cumlelerle derdimi anlatan epostalarimla da ne kadar takdir gorurum, ne kadar tatmin olurum, orasi saibeli! Hem hizli akan is hayati yazismalarinda hic sevmedigim kisaltmalardan “Tesekkurler yazmaya vaktim yok bebegim, sen bununla idare et” Tsk’lari, Syg’lari ile, “Acelem var hayatim, oyle acelem var ki as soon as possible yazmaya vaktim bile yok, hos gor” ASAP’larini bile gunluk tempo icinde ne yazik ki kullanabiliyorum. “Buna istinaden, ivedilikle” vb kaliplaraysa, icine yasli teyze cini girmis sanilmamak adina, gunluk konusma dilimde zinhar yuz vermezken, yazili dilde siklikla basvuruyorum.
Gelgelelim, yillardir yaptigim uretmeye en yakin aktivite sen oldun sevgili sevgili blog ki, duzenli okuyup yorum yazan sevgili okurlara da bu yuzden kocaman opucukler veresim, kurabiye sepetleri gonderesim geliyor! (Seker helvasi okurlar, yalakanizim canlarim!!)
Benim yazma hayallerim rafta bekleyedursun, (ki bu hayalleri gerceklestirme degerlendirmesi noktasinda ne var ayol, daha 30 bile olmadim kalibini onumuzdeki 3 ay daha tepe tepe kullanmak istiyorum, sonraki gunlerde bilahare bakicaz!!) Mehmet Hoca’nin o gunlerde de cok katildigim “iyi bir okur olmadan iyi bir yazar olunmaz” sozunu hic unutmadim. Uzun ve surukleyici ve ogretici ve dinlendirici ve bazen yorucu ve cogu zaman eglendirici okuma seruvenimin son duragi da, bu ozlu sozun sahibi Mehmet Eroglu’nun Fay Kirigi Uclemesi’nin ilki, Mehmet oldu.
Daha onceki roportajlarinda, tasarladigi uclemeyi anlatirken Turkiye’yi olasi depremine goturebilecek, fikrimce de bunu bilesik etkiyle yapacak olan, 3 ana fay kiriginin, Zengin-Yoksul, Laik-Musluman ve Turk-Kurt ayrimi oldugunu belirtmekteydi. Ilk kitabin ana karakteri Mehmet, cesitli olay orguleri icinde oykusunu en cok firsatcilikla zenginlesme, sinif atlama, emek vermeden para kazanma uzerine kurarken, bu surecte de astegmen olarak Dogu’nun daglarinda yuzlestigi olumler, mayinlar ve savas alani travmasini geride birakmaya calisiyor. Kendisiyle birlikte yan karakterleri taniyor, eski Istanbul zengininin umitsiz bikmisligina, Anadolu kaplaninin Istanbul’u fetih ozlemine, sanat camiasinda bile benzer ucurumlar oldugu gercegine, fonda da aska ve iliskilere bakiyoruz...Beklenen diger kitaplarda Emine, turban nedeniyle universiteye devam edememeyi, yeni zenginligin uyum surecini, ask ile ibadet arasinda kurmaya calistigi kopruyu, Rojin ise eski bir PKK militaninin, devsirilme ve topluma uyma(ma) oykusunu anlatacak gibi...Ilk kitap bu guclu kurguya cok guzel bir giris gibiydi; ikinci ilkine gondermelerle derinlesir, son kitap da tum oykuyu harmanlayarak guclu bir sonucla biterse, tadindan yenmeyecek! Bekliyoruz hocam :)
Sen yaz yeter, seni okumak zaten kurabiye-şekerleme gibi geliyor bana.
YanıtlaSilO kısaltmalar var ya inatla kullanmıyorum onları, sisteme duyduğum isyanı ancak böyle dile getiriyorum galiba :)
Asli, insallah bir gun tanisiriz, muhabbet yaninda kahve-kurabiye mi olur artik, peynir-sarap mi, dile benden ne dilersen :)
YanıtlaSilNe iyi ediyosun kullanmamakla, ben de ozen gostermeye calisiyorum ama bazen aceleden, bazen de karsi tarafin Iyi cls. Tsk.'sina cevaben destan duzesim gelmediginden, ben de bi Syg, cakiveriyorum!
Buralara yolun düşerse bence tanışırız. İyi anlaşacağız gibi geliyor :)
YanıtlaSilasap yazmaktan nefret edenlerdenim bende=)
YanıtlaSilbloğunuzu geç buldum ama çabuk kaybetmicem buna eminim, çok keyif aldım okurken..
Pinksatellite, tesekkur ederim, kurabiye sepeti geliyooo :)
YanıtlaSilMehmet Eroglu ne yazsa okurum diyen kemik okuyuculardanım. Bu kitabini da cok begendim. Onun kitaplarini okurken sanki kitabin hakkini vererek okumuyormusum gibi gelir. Onun kitaplarini hizli okumaktan hic hoslanmam, sindire sindire okurum. Bazen kitabi kapatip soyle bir dusunurum. Seminerlerine katilmaniz buyuk bir sans olmus.
YanıtlaSilSitenizi de yeni kesfettim. Devam edecegim.
Ben de kurabiye istiyorum
:) Merhaba, hosgeldiniz her zaman beklerim...Kurabiye taze bitti, gonuller bir olsun!
YanıtlaSilGercekten sansti o seminerlere katilmak...
Sanirim hala devam ediyor. Ankara'daysaniz gidebilirsiniz?