Yasamadan anlasilmaz bir acaip deneyimdi o gunu sokaklarda gecirmek...Canim kuzimin de seyahatini bugunlere getirmesini efsaneleri dinledikten sonra paylasalim diye ozellikle rica etmistim ama, olayin boyle inanilmaz gerceklestiginden haberim yoktu! Gerci gelisinin her gunu her saati ruya gibi gecti ama en cok o gun eglendik!
Butun sehir, turuncuya boyanmis muhtesem bir Mayis festivali havasina burunmustu. Tum buyuk meydanlarda dev sahneler kurulmus, araba zaten yasak ama tramvay trafigi bile durmus, canli konserler ya da DJler ile her yer bir club ortami icinde, tum dukkanlar ve barlar kapi onune actiklari standlarda icki ve yiyecek satiyor, cilgin turuncu kostumlerle herkes cilginca dans ediyor ve zaten kozmopolit olan sehir oyle bir turistik akina ugramis ki ortada muthis bir insan karmasi var, adeta turuncu bir United Nations toplantisi havasindayiz!
Bu havayi pekistirmek istercesine gunler oncesinden sehrin her tarafina asilan parti afisleri bazi elciliklerle yogun bir protesto alisverisine sebep olmus olmasina ama, ben cok sevdim!
Bu havayi pekistirmek istercesine gunler oncesinden sehrin her tarafina asilan parti afisleri bazi elciliklerle yogun bir protesto alisverisine sebep olmus olmasina ama, ben cok sevdim!

Gelgelelim, turuncu kiyafetlerimiz, duduklerimiz, gozluklerimiz ve kralice taclarimizla, biz de saatlerce dans edip kilometrelerce yuruduk ve mutlu portakallar olarak inanilmaz eglendik! Bir onceki gece Gay Street’de gerceklesen Queen’s Nite partisini de anlatmayi cok isterdim ama, soylemesi ayip brownie’nin malzemesi fazla kacmis, evden cikamadik!!
4 yorum: