27 Temmuz 2009 Pazartesi

A'Dam


Amsterdam'a ilk geldigim aylarda daha bir hevesli turist halindeyken sonralari genel ev hali, herhangi baska bir sehirdeki gundelik hayat parcalari gibi parcalarla ise gitme, spora gitme, evde oturma, yemek pisirme, evde bezme, arada cafe bar yapma, sinemaya gitme seklinde gecti hayat...Bi yandan ben kalanlari ozlerim, herkes yaw manyak misin tadini cikar der, falan filan derken tatli sevgilimle kurduk duzenimizi cok sukur!

Son haftasonu cok sevdigim eski bir okul arkadasimla Amerikali kocasi Turkiye-St.Louis seyahatlerinin ara duragini 3 gun konaklamali Istanbul olarak ayarlayip bize misafir oldular. Sehir kazan biz kepce bir guzel gezdik ki, anlatmadan edemiycem! Bu ara gelen giden de cok, belki ise yarar bu kucuk Amsterdam kapsulu :)

Cuma biz isteyken onlar Anne Frank's house (bence cok gerekli diil ama herkes kendi bilir), Van Gogh Museum (ki bu ara bir de Avant Garde donem sergisi var, iyiymis), Rijksmuseum (Vermeer'in en iyi eserleri, mesela Inci Kupeli Kiz bu muzede diil Den Haag'daki royal muzedeymis ama olsun) gezmisler...
Cuma aksami Castell'de inanilmaz bir et ziyafeti cektik kendimize, sonra Leidseplein hareketliliginde azcik dolasip bisiler icip Jimmy Woo'ya girdik. Istanbul'daki bircok klube gore minnacik olmasina karsin stili havasi yerinde, pek guzel bi lounge'mus meger! Ust kat daha cool, alt kat tam deli deli dans mekani, biz de bi suru zipladik.

Cumartesi sabahi evden firlayip guzelim Utrechtsestraat'i boydan boya yuruyup Rembrandt Plein uzerinden Cafe De Jaren'e gec bir kahvaltiya gittik. Ordan da feslegenli domates corbasi ve sandvic ile doymamisiz gibi (yuhhh!) Puccini'ye cikolataya bogulmaya...

Waterlooplein tarafina yuruduk, WaterlooPlein Markt'da tezgah bakindik, ikinci el guzel parcalar da vardi, evdeki kirk yillik dokuntuyu vintage diye yutturmaya calisanlar da! Yine de keyifli bir goruntu elbet...

Ordan sonra yine bi dolu yuruyup Nieuwmarkt ve cin mahallesi uzerinden Red Light District tarafina gectik. Red Light'in aksamla gunduz tek farki karanliktaki isiklar, yoksa aksamki hareketlilik her daim devam ediyo, o yuzden illa gece olsun diye kasmadik, yine cografya ogretmeni tipli, sisko (yaziiik ama her kor saticinin bi kor alicisi vardir tabii!) kadinlarla, bir icim su, pek guzel kizlar minnacik tek goz odalarin onunde karisik halde birileriyle yarim saatten 50 euro cikarabilir miyiz diye beklemedeydi...Hem degisik, hem uzucu, hem dusundurucu, hem bazen etraftaki cigirtkan Ingilizler sagolsun eglendirici bi yer...Amsterdam belediyesinin burayi Red Light Fashion diye yepisyeni bi soho'ya, bi galerilerle dizayn dukkanlariyla dolu bi bolgeye cevirme cabalari biraz komik ve dam ustunde saksagan duruyor acikcasi...bu sehrin guzelim kanallarinin meydanlarinin ununu golgeliyormus da vs, neticede inanilmaz bir seks ve uyusturucu turizmi de var, buraya gelip buranin ne kadar huzurlu ve guzel bir sanat/gezinti sehri oldugunu gorenler de...Yillardir hep beraber varolmus, simdi niye boyle beyhude bir temizlik icindeler anlamadim, neyse...

Ordan sonra Dam Square'de gorkemli sarayla kilisenin arasindaki cafe'de oturup birer bira ictik, bir gece once Leidseplein De Rokerij'dan aldigimiz lezzetli :)) kekleri yemek icin eve donduk, tabii bi daha da cikamadik!! Ama cok, cok gulduk!

Simdi dopdolu bir haftasonunun ardindan hem islerimi toparliyor, hem de cuma gunku Istanbul baslangicli Bodrum tatilimiz icin gun saymaya basliyoruummmm :)

26 yorum:

  1. haydaaa.. yine Red Light District...

    yalnız hakikaten avrupada gördüğüm en şirin kentlerden(büyük şehir olanlardan bahsediyorum)

    ama yinede, hepiniz sular altında kalacaksınız. nihahaha...
    YanıtlaSil
  2. Bu serefsiz red lite seni kovaliyo olmasin? LAaaa yine geeelll!!! :)
    Hic bilem kalmiycaz kanal seviyesini ayarliyolar bi kere...ama yagmur sapitirsa Allah kerim..
    YanıtlaSil
  3. bide şu resim müzelerini gezenleri anlayamadım yaaa.. aynı adam çizmiş işte hepsi aynı, neden biri 1 milyon euro da diğeri 100 bin..

    yaw hakkaten o nasıl bir mühendislik dehasıdır ööle.. işiniz zor ama ben yinede başka ülkelerde de iş aramaya başlardım neme lazım.. :P
    YanıtlaSil
  4. Hepsinin tarzini ben de sevmiyorum ama oyle deme, bazisi cok guzel oluyo...Van Gogh'un bi badem agaci/ bahar dali resmi var, ne en unlu, ne en pahali resmi, ama karsisindan kalkamadim cok sevdim oyle bi sey...
    Muhendislik dehasi apayri canim, dusuncene resmen Atlantis, sehrin bi suru yeri deniz seviyesinin altinda!!
    YanıtlaSil
  5. amsterdam gezim, gelip madam tuso(yazamayacağım orijinalini :)) müzesini gezip geri dönmekten ibaretti. içimde uktedir. bir daha gelirsem -ki ciddi ciddi düşünüyoruz- kesin bulucam seni :))
    YanıtlaSil
  6. Ben de bi tek ona gitmedim galiba :)) Gel tabii gel bekleriz
    YanıtlaSil
  7. blogumda direk dile getirmemekle birlikte, hayatimdaki kesinlesmis firsatlardan biri de, 3 ayimi hollanda'da gecirmek.. oyle soyleyesim geldi yaziyi okuduktan sonra.
    YanıtlaSil
  8. Aaaa az onceki mistik postta bu da mi vardi? Heyyoo :) gel gel habersiz birakma, cok da kisa kalma derim!
    YanıtlaSil
  9. demek tatil ha! e sen zaten tatildesin orda bu ne biçim işşşşşşşşşş. Yok redlight districtler, mangal-suşi partileri, arada 1-2 şube ziyareti ohhh keyif keka. Biz de düşünüyoz "şimdi bu memleket hasreti çeker bi kavanoz turşu yapiim de yolliim", peeh.
    Şu Amsterdama gitmk bi nasip olmadı ha, nedendir? Çok ta merak ettiğim bi yer değil. Artık çok gezemiyorum ama, İskoçya-İrlanda-Avustralya hala içimde uktedir.
    YanıtlaSil
  10. Iste ben de aynen bu yaklasimdan dolayi post basina dana gozu gibi nazar boncugu koydum!! :) Ne var hem calisiyoruz hem geziyoruz aaaa :)
    YanıtlaSil
  11. mavi gözlüyüm bennnnnnn, maviiiiiii atnalı da koysan nafileeee, kısanıyom çatlıcammmmm
    YanıtlaSil
  12. Kiskanma kiskanma, ayrica cok da merak etmiyosun ama soylemesi ayip pek guzel burasi :))) hihihihih
    YanıtlaSil
  13. Şimdiden iyi tatiller yeni arkadaşım, ne güzel anlatmışsın.

    Absinth almıştım bende ilk gittiğimde gümrükde el koydular :)
    YanıtlaSil
  14. Tesekkur ederim ;)
    Absinth pek sevimsiz bir icki fena yapiyo adami bosver her iste bi hayir var!!
    YanıtlaSil
  15. sergiler ve müzeler hariç tam benlik geziyosun sen kadın.
    nerde ne yenir, ne içilir, hangi manzara karşısında keyif yapılır.
    fahri rehber gibisin.
    bi de cafe de jarene nın terasına hasta kaldım.
    YanıtlaSil
  16. Winstoncim diyorum iste gel bak ne guzel gezicez buralarda...disco ball'lu blogger baskini yapilsa meselaaa?! :)
    YanıtlaSil
  17. sen ne misafirperver, hoşgönül insanı çıktın ya.
    gitme lam bodruma falan, ecuryi bozuyosun zaten -1 le mi çevircez muhabbeti dönene kadar...
    YanıtlaSil
  18. Gonul insani yazan eller sagolsun! Heheh, hadi iki rakiya su dun gece aldigin midye dolmalari katik yapip muhabbete saralim oraya dogru gidiyoruz zaten :))
    Ben arada dahil olurum ordan da muhabbete ;)
    YanıtlaSil
  19. kek yiyip gülsem bende keşkeğğğ
    ehehehe:D
    YanıtlaSil
  20. adresi versem , bi kaç kek-mantar yollayıversen... ne güzel olur:)
    hem bunun muhabbetini daha önce de yapmıştık, sözün var
    YanıtlaSil
  21. Yollamasi pek riskli olur, buyrun burda hep beraber senlenelim demistik :)
    Isin kotusu burda da film festivali takip edemiyor insan, yabanci filmler orijinal dilinde ama Dutch altyazi, o yuzden Amerikan filmleri disinda bir sey izleyemez oluyorum ben..yoksa bi festival cikartmasi planlardik!
    YanıtlaSil
  22. çok heveslendim ama ben:=)efeyle gelsek, sen bizi gezdirsen, ben çok mutlu olsam, hatta hiç dönmesek...ahh ahhh !!!
    YanıtlaSil
  23. Buyrun Ipekcim bekleriz...Sizikinizbizikimiz ;)
    YanıtlaSil