Ilkokul 1’de okumayi ogrendikten sonra ilk okudugum kitap Samed Behrengi’nin Kucuk Kara Balik’iydi...Yillar sonra Kayip Balik Nemo filmine de ilham veren...
"Nine okumayi bitirdi.
Tum baliklar uyumaya gittiler.
Ama kucuk bir kırmızı balıgın gozune uyku girmedi.butun gece boyunca hep denizi dusundu, dusundu..."
O yillardaki tum kitaplarimin uzerinde yasakli damgasi vardi. Can Yayinlari ile Arkadas Yayinlari’ nin cocuk serilerindeki tum Behrengi’leri, Nazim Hikmet’in Sevdali Bulut masallarini, rus klasiklerini tehlikeli bulmustu sikiyonetim! Annecigimse bunlari daha ben minicikken alip sandiklarla anneannemin bodrumunda saklamis, sikiyonetimin bile cocugunun okuma keyfine turp sikmasina izin vermek istememisti...
Iste ben de bunlarla buyudum...En cok Enid Blyton serilerini sevdim, Yaramaz Kizlar’i, Gizli Yediler ile Afacan Besler’i; bir de Marcel Ayme kitaplarini, Delfin ile Marinet kardeslerin maceralarini...Bugunlerde Marcel Ayme’nin masal-gercek ve dogal-yapay karisimli, ilk kitabi Yesil Kisrak’i, kitaplarini her zaman daha da lezzetlendiren bir sekilde Turkcelestiren usta Tahsin Yucel cevirisiyle okuyorum.
Yesil Kisrak, Fransa’nin Claquebue koyunde dogan yesim yesili bir kisragin, bir buyucu ressam tarafindan tuvale aktarilan ve bizzat kisragin kendisinin de sahipleri olan Hauidouin ailesi tarafindan kusaklar boyu baskoseye asilan resminin bakisiyla, ailenin toplumsal gelisimini anlatiyor. Ailenin en onemli iki karakterinin catismalarinda da, tatli bir uslupla anlatilan trajikomik olaylar ve cinsellik odakli betimlemelerde de kavram karsitliklarina ayna tutuyor. Ic baymadan dusunduren, muthis lezzetli bir kitap...
Okudukca, ayni kalemden cikan Suluboya Kutulari’ni, Nuh’un Gemisi’ni, potibor biskuvi ve portakal suyu kokulu aksamustlerinde kucuk bir kizin okuma keyfini animsiyorum. Hosuma gidiyor...
Bu ara okudugum baska bir seri de Mehmet Murat Somer’in HopCikiYaya Polisiyeleri...Gec kesfedip feci sardirdigim bu serinin yazari da nev-i sahsina munhasirmis meger; ODTU muhendislik mezunu, yazlarini Rio’da geciren, kisisel gelisim danismanligi da yapan Somer’in kitaplari yurtdisinda da Penguin tarafindan yayinlanmaktaymis.
Serinin bas kahramani gun icinde muthis bir bilgisayar dehasi olan ve hacker’lik da yapan Burcak Veral (ki annesi babasiyla evlenip soyadi Veral oldugunda anneannesi kahramanimizin gelecegini onden tahmin ettigini soyluyor!), geceleri de sahibi olduğu sosyetik klupte takilan bir travesti...
Bakimli, Audrey Hepburn takintili (mahlasi bile Eliza D. olan bendeniz bu kisma ne kadar bayilmisimdir tahmin edin!), ince bir muzik zevki, saglam moda bilgisi, guzel bir evi, bir dolu cilgin arkadasi ve arap saci iliskileri var. Bilgisayar guvenlik sistemleri konusundaki asmis bilgisi ve komiser olan cocukluk arkadasi da dahil bircok arkadasinin yardimlariyla cinayetleri cozuyor.
Simdiye dek Huzur Cinayetleri ile Can Yayinlari’ ndan cikan son kitabi Kader’in Pesinde’yi keyifle okudum. Turkiye’ de serinin baska kitaplarini da arayip bulamamistim. Yurtdisinda da yayinlandigini ogrenince Prophet Murders ile Kiss Murders’i da Amazon’ dan ismarladim, bekliyorum.
30’a cok yaklastigim bugunlerde galiba cocuklugu daha da cok dusunuyorum.
Cocukken tum gun etrafta kosar da yorulmak bilmez, bir kulah dondurma, bir ucan balonla mutlu olur, herkesi ve her seyi sonsuz merak ederdik ya, oyle saf, oyle pozitif, oyle harika enerjiler diliyorum hepimize...
Mehmet Murat Somer delisiyim ben de. Son kitabını da okudum, hemen bitti ama :(
YanıtlaSilBu arada çocukken Kemalettin Tuğcu vardı, nasıl ağlardım onun romanlarını okurken zaten sonradan yasaklanmıştı o da diye hatırlıyorum.
Nereden nereyee:)
Peki Binbir Gece Masallari desem? Ben birinci cildi anca bitirdim!! Bir soylentiye gore tum ciltleri bitirebilirsen oluyormussun!! Sanirim tum ciltleri okumak zaten mumkun degil...
YanıtlaSilAsli; Somer kitaplari muthis keyifli hakkaten...Tugcu fena ic kiyici olurdu, ayni klasmanda insani uzuntulere gark eden Muzaffer Izgu vardi bi de...
YanıtlaSilMugmela; Bosver, daha "olmak" icin vaktimiz de yolumuz da var insallah ;)
Behrengi.. 5 yasinda okumayi ogrendikten kisa bir sure sonra, annemin elimden tutup beni kitapciya goturusunu ve behrengi kitaplari alisini hic unutmam.
YanıtlaSilBugun bu kadar iyi bir insansam eger, bunda en buyuk pay hic abartmiyorum, behrengi'nindir.
yillar sonra, 21 yasima geldigimde, can yayinlarinin cikardigi 50. yil ozel basim kitaplarindan behrengi'ninkileri edinmistim kosa kosa. ben de ileride cocugum olursa ona okutmak istiyordum cunku. cok anlamli olacakti..
kitabi alip, arka kapagini okudugum zaman cok agladim. behrengi'ye mi yoksa her gecen gun bana uzaklasmaya devam eden cocukluguma mi, bilmiyorum.
yine de, o kadar guzel duygulari olan, o kadar guzel seyler yazan bir insanin sonu oyle olmamaliydi diye dusunuyorum.
baska da kimin olumune, bu kadar yil sonra, bu kadar uzulur, boyle goz yasi dokerim.. onu da bilmiyorum..
Ne guzel yazmissin, ne guzel...Ben de bugun oldugum kadini o ilk okudugum Kucuk Kara Balik'a, Puskullu Deve'ye, Bir Seftali Bin Seftali'ye borcluyum sanirim...
YanıtlaSilNur icinde uyusun, bugun oldugum yasa gelemeden gitmis usta...
Pal sokağı çocukları, heralde 1000 kere okumuşumdur. Tıpatıp aynı çocukluğu yaşadım, çocuklardık parlak yızdızlardık o zaman,
YanıtlaSilBen de cok severek okumustum Pal Sokagi Cocuklarini :) Bir onlar, bir de Pitircik serisindeki tayfa! Toraman, Luplup, Carpim, Gumus...
YanıtlaSilGeeeel geeelll nostaljinin bini bir paraa :)
enid blyton'a ben de bayılırdım :) en çok yaramaz kızlar'la gizli yedililer'i severdim. gizli yedililer, afacan beşler filan da bana zaten şu anda 30'lu yaşlarında olan abimden kalmıştı. bi de pıtırcık var tabi onu da çok severdiiim
YanıtlaSil:) Aynen...Sen Avusturya Kralicesi olunca kocaman kitap zirveleri duzenle meydanlarda, coluk cocuk kitaba doysun..
YanıtlaSilBir Seftali Bin Seftali ve de tabiki Pitircik serisi basucu kitaplarimdi kucukken, hatta arada Ankara'ya gittigimde Pitirciklari tekrardan okuyorum, icim isiniyor:)))
YanıtlaSilBen de gecen yil Gizli Yediler'den bi bolum okuyup oyle icimi isittim :)
YanıtlaSilyaa pitircik, enid blyton ay hepsi hepsi mukemmeldi..aslinda ceviriler de ne kadar iyiymis o zamanlarda demek ki..
YanıtlaSilbi de cocuk kalbi vardi...kiyim kiyim evlere zarar butun psikolojimi bozmustu cocugun icinde kurbaga mi vardi neydi cok acikliydi
peki gulten dayigolu'nun yesil kiraz'i? gozu yukseklerde bi kapici kizi vardi..allaaam o kitabin mesajlari ne feciydi ne feciiiii
Biz bi de yaramaz kizlar'in 1-10 bolumlerini etrafta arar, bulunca birbirimize alip verirdik bi heyecanla Binnn :) Cocuk Kalbi miyir miyirdi ama kurbaga olan Seker Portakalinin ikincisi diil miydi yauw?!
YanıtlaSilGulten Dayioglu'ndan da ziyade Ipek Ongun'un da oyle genc kizlar icin gorgu kurallari vs kitaplari vardi :)
Yaz aylari nedense benim de çocukluguma döndügüm zamanlar oluyor hep. Herhalde kaygisiz, uzun tatil zamanlarini hatirliyoruz.. Ben de geçen hafta Artemis Yayinlari'nin yeniden çikardigi Gizli Yediler ve Afacan Besler'in ilk kitaplariyla beraber, Mandrake ve Mister No okurken buldum kendimi..
YanıtlaSilKaygisiz, uzun tatil zamanlari ile okul yili ve sinavlar sonrasi karne ile tatil sevinci belki de...yetiskinligin en boktan yanlarindan biri sinavlardan sonra tatil, basarilardan sonra bisiklet yoklugu oldu galiba?!
YanıtlaSil:)
Gecen yaz Gizli Yediler'den birkac episode ben de okudum ama, bir fena oldum icim cekildi be Emrahcim! Uzun uzun gelirdi o kitapciklar, meger 1 saatte bitiyormus, komikmis ve biz de cok kucuk ve tatliymisiz :)