2 Ekim 2009 Cuma

İşkilli Büzük Yandan Dingil

...Hayatımda duyduğum en komik laflardan biridir ve hayatımda tanıdığım en komik arkadaşlarımdan birisi tarafından yıllar önce bir akşam takside Nupera’ya akmalara giderken söylenmiş, o gün bugündür beni her kullanımda salak salak güldürmeye devam etmiştir.

Bu kalıp, aslında elinden gelecek pek de bi şey olmadığı noktada, yine de bi konuyla ilgili gereksiz endişe/panik/sorgu/sual yapıp debelenme durumunu özetler denilebilir. Kötü kokular yaymaya baslamış, bozulmaya yüz tutmuş bir ilişkide taraflardan biri gözü kulağı kapatmış dışarılara göz atıp yellenmekteyken, diğerinin yapılacak bir şey varmış gibi ve hatta akışına bıraksa belki daha hayırlı olacak vaziyeti iyice abesleştirmek yolunda, ay konuşalım aman sorgulayalım hadi kendimizi dinleyelim gibi çabaları, "ne oldu, ne düşünüyosun, aloooo aşkooo nerdesiin gibi üstüste çıkarmaları için de bu güzel kalıp kullanılabilir...



Bu ara iş konusunda da ben aynen böyle hissediyorum. Bi yandan rahatım, iyiyim hoşum oldukça boşum, huzurluyum. Ver elini internet o gazete senin bu online dergi benim dolanıyorum. Blog oku, yorum yaz, post yap sürekli mutlu bir çalışma halindeyim.

Bi yandan da dingildiyorum, bu nasıl dönem, neden hiç eskisi gibi karlı işlem yapamıyoruz, müşteriler nerde, ben ne yapabilirim, aldığım paranın hakkını nasıl daha iyi veririm diye...Elde kalan bir avuç adamdan bin tane antin kuntin işlemle komisyon geliri kazandırmaya çalışıyorum bankaya, zorlanıyorum. Sonra etrafa bakıyorum, ya göstermiyorlar ya da hakkaten başka dertlenen yok gibi. Kendi kendine çay demleyen dert anası gibiyim böyle de olmaz ki!


Yurtdışında durulmuş gibi görünen krizin artçı depremleri sürüyor. Alınıp da elde patlamış olan Kazak-Rus bonoları portföyleri duman etmeye devam ediyor. Çok şükür krizi "teğet geçmiş” güzel ülkemse farkında olmadan dipledikçe dipliyor. İnsanlar eskiden işlerine yatırdıkları tutarları, gayrimenkul yatırımını ve para yönetimini ayrı kefelerde tutardı, artık öyle bir lüks kalmadı. Batan battı, kaçan kaçtı.

Yetmemiş gibi, ben dingildedikçe hükümet de "Varlık Barışı" kapsam ve süresini genişlettikçe genişletiyor, vergi cenneti ülkelerle bilgi paylaşım anlaşmaları yapıyor, Türk menşeili yabancı bankalarda Türklere yönelik özel bankacılık iyice abesle iştigal bir alana dönüşüyor. Oysa asıl büyük dilimler, ekonomiye kazandırılsın diye çabalanan uçsuz bucaksız hesaplar İsviçre'de kuzu kuzu yatmaya, kod adlı sahipleri de göstermelik varlık barışları yapıp dereden tepeden kaç-göçlere aslında devam ediyor. Bu arada dünyanın ikinci en büyük İsviçre bankasında da çalıştım, segmenti de gayet iyi biliyorum. Öyle oradaki her hesap kara para aklama hesabı, hepsi haksız kazanç vs gibi bir servet düşmanlığına da toptan karşıyım. Gayet de emek verilmiş, emeğin yanına çevre ve şans faktörü ve geleneksel bir aile serveti katılsa da neticede uğruna çalışılarak kazanılmış tertemiz paralar da var ve sahipleri güvenli bankacılığa ihtiyaç duyuyor, bu kadar basit!
Ha bu arada da ekonomiye kazandırıp ne yapacaklar, o ayrı mesele tabii..Hiç öyle temiz olmadığı kanıtlanan ve zaten de TMSF tarafından el konulmuş gani gani varlıklarin bile en ufak bir hayrını kim gördü ki? 
TCMB’nin, başkanının adından kelli Duruk ve son derece hükümete bağımlı politikalarıyla yel değirmenlerine karşı mı savaşacaklar? “Biz.yaptık.oldu.bitti” şeklindeki horoz dövüşü yaklaşımlarıyla kütürt diye “el koyduk bunlara kardeşim, yerse” deyiverseler neler olacak? (İşte buyrun, sevin ya da sevmeyin ama gözleri perdeli de bakmamak lazım, Doğan Grubu’na gelen ceza da akıl mantık çercevesinde midir yoksa tam bir ipini çekme hareketi diil midir?) Hadi diyelim öyle demediler, üretim olmayan, üretilene ödenek ayrılamayan yerde sırtlarını neye dayayıp neyi toparlayacaklar? Bunları anlamak mümkün değil...Neyse..Sonumuz hayrolsun tabii!

Velhasıl-ı kelam, konu her ne olursa olsun, yapılabilen tel şey beklemekse, her derde deva Zaman’a verin  o zaman sırtınızı...Hiç değilse şimdilik...Güzzeeeelll bi haftasonu geçirin, elde olmayan konulara dingildemeyin, keyfinize bakın. Öperim elma yanaklardan!

10 yorum:

  1. şu an çiş molası vermek yerine seni okumaya ve bunu yazmaya vakit ayıracak kadar yogun biri olarak bu aralar, kınıyorum,kıskanıyorum, fesatlanıyorum, bir de özledim hulleyynnn...
    YanıtlaSil
  2. Farkindayim kayiplardasin ama donusun muhtesem olsa artik? Bi ozleyen sen misin ha? Blog dunyasinda bi dolu sey oldu, yazilar yazdik, ww okur da yorum yapar mi dedik, yorumlar yazdik, tartistik, ww gelse de katilsa dedik. Peeehhh!
    ;) Kolay gelsin, benicismolasininyerineokuyanguzelinsannn
    YanıtlaSil
  3. Elde olmayan konulara dingildememek, ben bunu deneyecegim zira pek severim boyle dingil seylere dingildemeyi :)
    YanıtlaSil
  4. Aslicik; Kesin dene. Obur turlu ah ne dusunceli ne tatli evhamli kadiin'dan, b.kuyla kavga edene donusuveriyo insan..kimse icin diil kendi kendisi icin!
    YanıtlaSil
  5. vay bea, ben bile bırazını annadım namıssızım, universitede, ekonomiste aynı evi paylaşmanın yararları
    YanıtlaSil
  6. ben bi de "iplikçi karının d..ü gibi cırcır ötme" dediklerinde dayanamıyom, koyveriyorum gidiyor.
    YanıtlaSil
  7. Ahahahahahaha bu lafı ilk kez duydum superrr...Bakma seeeen, her seyi anlıyosun da bilmezmişçilik oynuyosuuun!
    YanıtlaSil
  8. işkilli büzük lafını ananem söler :))
    de
    yandan dingilibilmiyodum :))

    ekonomiye girmiyim...
    teğet geçti ne de olsa...
    ah ahhhh

    ehi.
    YanıtlaSil
  9. aaah. bir suru yorum yapcektim buraya, varlik barisiylan ilgili, krizlen ilgili, yapilmasi gerekenlerlen ilgili.

    ama sonra dedim ki. dur feyk. kendine gel. bu hafta overtime'in dibine vurdun. hafta sonu bile gittin fabrikaya. birak artik bu isleri.

    onun yerine, demek istedim ki. iyi haftasonlari. operim :)
    YanıtlaSil
  10. Absalom; Heyyoo ilk yorumun :) Tam komik anneanne lafı diil mi zaten?!

    Fake; Bosveeerrrr, kıvır yavrum, yandan yandan!
    YanıtlaSil