Lady Z. siparisi esnasinda pek sevgili Mr.Dereotu’ndan da siparis aldik dostlar…Arada cigirip duruyosun, kimdir bu Hayal Asistani Necmi der kendisi…Hay hayyy, yaratalim, ay aman pardon, anlatalim efendim ;)
Necmi..Ahh Necmi..Nerden baslasak anlatmaya?
En bastan mi? Dunya atesten bir topken’den mi? Yok artik o kadar basa gidemem, okurun ici gecer ayoool! (Ay laf aramizda bu da bi detayci ki bazen! Ama sade turk kahvesiyle geldi simdi Allah icin, yanina da Lindt %70 kakao Bitter Cikolata...asistanin boylesine kizmak da mumkun olmuyo yani!)
Neyse..
Bilirsiniz minik cocuklarin muthis genis bir hayal dunyasi, yetiskinlige girizgah yaptikca korelen inanilmaz hassas duyulari, devasa da bir yaratici potansiyelleri vardir. Bu ozenilesi, guc yettigince unutulmamasi gereken dunyanin bir yerinde, cogu cocugun bir hayal arkadasi olur. Oyle Allah korusun sizofrenik bolunmus kisilik cagrisimlariyla da degil ustelik, son derece dogal, anlasilir, bazisi ihtiyactan yalniz anlardan, bazisi kalabalik icinde eglenceyi artirmaktan, hayran olunan bir karakteri gercege donusturmenin hazzindan, ondan bundan…Savas resmi cizip dili disarida bomm brommm diye silah sesleri cikararak olayi bizatihi yasayan bir tatli salak veletten, kendi kendine mirildana mirildana resim cizip barbie oynayan bir kucuk minnostan daha olmadik degildir yani bu hayali kahraman…Buyurken tipki diger bircok ozgurluk gibi arada kendi kendine sacmalamayi, efektli resim eglencesini, saci basi dagilmis ve her tarafi camurlu halde de her ortama dalip gulumseyebilmeyi, oyuncaklarini ve hayal arkadaslarini azar azar terk eder cocuk. Cok ayipmis gibi, cok lazimmis gibi, cok aferinmis gibi; bir yandan cogalirken, bir yandan azalarak buyur.
Sans, akil, duyarlilik, hayal dunyasi, mizah anlayisi, biraz da catlaklik varsa serde, imkanlar yeterliyse her nevi, cocuk yaninin ufak keyiflerini de beraber tasiyarak adam olur bir avuc insan. Adam gibi adam olur ustelik, ciddiyet ortamlarinin lacivert cekmecelerinde sanildiginin aksine…Yetiskinlik streslerinde bunaliverdigi gunlerde de ne yapacagi belli olmaz, cocuk yanina dokunmanin iyi gelebilecegini bilir yalnizca..
Oyle bir gundu.
Bilgiyi ukalalikla bir tutan koca kravatlarin ve tiz sesli didaktik dopiyeslerin prim yaptigi kurumsal hayatin acimasiz carklarinda daha kariyerimin basinda afallasam da yillar icinde evrile evrile pisen ve tabir-i caizse bu anlamda kasarlanan bendeniz, etrafla ve kendiyle dalga gecebilmenin buyuk keyfini zaten bilmekteydim. Isimi de hayatimin merkezi haline getirmeden, ama onem vererek triktraktriktrak olur mu hic calismamak melodili ari maya temposunda guzel guzel yapmaktaydim. Simsiyah dopiyesim, inci kolyem, rugan iskarpinlerim, ozenli hafif makyajim bir yanda, masamdaki baktikca iyi gelen cincik boncuk birkac nesne, kiyafetimi boyasin diye tasidigim cart renkli bir canta, fular, herhangi bir aksesuarla durumu hoslastirmaktaydim. Ruhu dopiyes ve kalbi kravat tiplemelere de arada bir icimden nanik yapmaktaydim. Bazen gayet gunesli, bazen parcali bulutlu, ender olarak ic guveysi kivaminda, bir guzel de yuvarlanip gitmekteydim.
Hicbirinin bes para etmedigi gerzek bir toplantidan cikip kahve molasi icin asagi indigim bir gun yanima bir adam yaklasti. Zeki piriltilarla muzip ve capkin bakan gozleri, pos biyigi, centilmen tavirlariyla 70lerin Kadir’li Ediz’li Tarik’li Sadri’li guzel zamanlarini; smart casual kiyafetleri, elinde Starbucks Americano’su, Moleskin not defteri, gosterissiz ama kaliteli Mont Blanc kalemiyle de simdilerin cool girisimci is adamlarini cagristiriyordu. Gelgelelim ismiyse Necmi’ydi ve arada yaptigi muhafazakar yorumlar, hantal tavirlar icinde bu da, tipine tam gitmeyen, ama is bitirici olmasi icin elzem olan memur ruhuna bir selam mahiyetindeydi…Tam bir karma, tam bir fuzyondu, gunumuzun bileskesi bol prensleri gibiydi. Istedigim gibiydi!
Artik benim asistanim olacagini, is yerinde olsun blogda olsun hayatta olsun istedigim anda yardima kosacagini, hele hele oyle pasaport yenilemek, kurutemizleyiciden perdeleri almak, bozulan camasir makinesi icin usta bulmak turevi zeka duzeyi ortalama ama ne yapalim ki elzem isleri bana hic birakmayacagini soyledi. Itiraz ettim ama arada keyif veren kulfetler de var, mesela ben market alisverisine bayilirim, ayrica canim kocam da yardim ediyo bana evde disarida diye, sen neyi yapmami istersen onu yaparim, emrinize amadeyim cevabiyla reverans yapip sigarami siyahli gumuslu hos bir DuPont’la yakti, bitince geceyim diye de kapiyi tuttu iyi mi?!
Gonulcelen Necmi o gun bugun buralarda…
Arada bayiyo ya da terslenip abes maco yorumlar yapiyo kiziyorum gunler haftalarca gorusmuyoruz, bazen hasbinallah zamanlarimda karsimizdaki hiyarla ilgili ya da abesle istigal vaziyetle ilgili komik yorumlar yapiyo yandan yandan fisildayarak aramizda cok egleniyoruz, bazen asik oluyo kayiplara filan karisiyo, bazen de tam ay Necmiiiy yetiiiiissss dedigim anlarda hizir acil gibi yetisip yan koltukta bitiyo. Basbayagi alistim kendisine, nuktedan yorumlarina, yururken semsiye tutmalarina, gecinip gidiyoruz!

15 yorum: