20 Ocak 2010 Çarşamba

Matmazel Bizi Paris'e Götür!

Birkac sezondur vatanin her kosesi Persembe aksamlari Kanal D ekranlarina kilitlenmis halde...Her zamanki pofffttt ne izliycem Turk dizisi isyanlarimin ardindan, izlenecek adam gibi bir sey olmamasi neticesinde roman pek guzeldi, bakayim bari dizi nasil olmus diye baslayan Ask-ı Memnu serguzestim, 30 bolum sonra ay yeteeerrrr seklinde kesintiye ugrayip, arada 25 bolum atladiktan sonra 55. bolumden olaya yeniden girerek ve dogallikla hicbir sey kacirmamis olarak kaldigi yerden devam ediyor. Turk edebiyatinin ilk Avrupai roman orneklerinden sayilan, Halit Ziya Usakligil'in yasadigi donemin ahlaki tutuculugunun oldukca otesinde bir klasik sayilan bir romandan uyarlanmasi itibariyle kimsenin kimseyi bir zahmet sonunu soylemekle suclamayacagi asikar. Bu durumda Behlul'un bir berber seansinin hemen ardindan Bihter'e verdigi "Saclarimi kestirdim, cok uzamisti. Sıkıldım" ayariyla zevke gelmisken, uzerine bir de bayik suratli Besir kitaptan yollu bekledigimiz uzere bu ince hastaliktan giderse, iyice ohh cekecegiz! Cemile de dik dik bakmakla bize halvet getirtmekten vazgecip yine Almanya'ya mi bi yerlere hadiiii...

Bu arada dizinin en tash kadini ne Bihter ne Nihal ne Elif, basbayagi Firdevs bence. Rolu dunya sevimsizi olsa da kadinin kiyafetlerini izlemek bile ayri keyif. Nebahat Cehre'ye buradan selam takdir ne varsa gonderiyorum. La Prairie mi Strivectine mi botox mu kaplica mi spor mu nedir, tum sirlarini da paylasmasini diliyorum. Kadin gecen hafta Turkan Sultan'in NTV'deki programinda konuktu, tastamam ayni yastalarmis! Ben Turkan Soray'i begenirim hep o ayri ama, Nebahat'in de annesi gibi durmuyo mu dogruya dogru?

Bu Cengiz Semercioglu agzini birakirsam gelecegim konuysa Matmazel...Dizinin en zerafet timsali leydisi de kendisi. Ses tonu pek hos, saclarini actigi zaman hele yuzu pek hos, kiyafetleri feco ama napalim ust duzey dadi'yi oynuyor, eskiden asik oldugu Ednan Bey'in Bihter-Firdevs isgali sonrasi cibilliyetsiz hallerine de pek bayilmiyordur diye umuyoruz ara nagmelerde. Dizide Matmazel'i degil gercek hayatta kendisini anlattigi zamanlar ise ses tonu daha da etkileyici. Hayirdir Eliza? diyeceksiniz, aciklayayim hemencecik...Zerrin Tekindor ile ilgili bilinen cogu zaman, Cetin Tekindor'la 2 kere evlenip bosanmis olmasi ve Matmazel'i canlandirdigi oluyor...Oysa Tekindor 10'a yakin kisisel sergi acmis ve benim koca gozlu uzun kirpikli renkli kadinlarini pek begendigim bir ressam. (Kendisi ve sergileriyle ilgili detayli bilgi surada...) Resimleri bana Adnan Turani kadinlarinin, Mustafa Ayaz portrelerinin verdigi renkli ve sicak duyguyu veriyor...







Ankara'da actigi bir sergiden tam adini hatirlayamadigim, ancak yukaridaki ikinci resme benzeyen ve Chagall Seven Cingene gibi bir ismi olan harika bir tabloyu babam cok begenip evlerine almisti. Ben sergi kapandiktan cok sonra resmi duvarda gorunce cildirmis, bir benzerini bulmayi istemistim. Babam da koleksiyon'dan kalan parca var mi diye galeriyi aramisti. Parca kalmadigini ancak Zerrin Hanim'in atolyesinin numarasini verebileceklerini soylemislerdi. Aramis ve Zerrin Hanim ile uzun uzun konusmustum. Bir oyunun provalariyla cok yogun oldugu icin su anda resmin biraz beklemede oldugunu, ama yeni calismalar icin birkac ay sonra atolyeye gidip konugu olabilecegimi, yeni parcalara bakabilecegimi soylemisti. Tam o zamanlarda benim hayatim yepyeniliklerle hizlica degisiverdi, atolyeye gitme firsati da, daha sonra Istanbul'daki sergilerini ziyaret firsati da bulamadim. Umarim bir gun bu firsati bulurum, o ayri konu...

Gecen gun youtube'dan diziyi izlerken Matmazel'in babasinin - Paris'te oldugu soylense de kuvvetle muhtemel Cihangir-Beyoglu'nda cekilen cenaze bolumunde - yine pek icten pek hisli oynadigini dusunuyordum. Resimlerini ve buyuk olasilikla bircok kisinin onun ressam kimliginden haberdar olmadigini dusundum. Yazasim geldi...Bir de kirpiklerimi kat kat, saclarimi renk renk susleyesim...

12 yorum:

  1. Prenses bu diziyle ilgili iki can alici noktayi o kadar guzel sunmussun ki. Butun gun basimi kaldiramadigim is gucten sonra bu yaziyi okumak tekrar bir enerji verdi.

    Her sey bir yana, asil onemlisi senin hayatimiza bu guzel yazilarinla girmis olman. Gunun monotonlugundan bizi cikarip hayatimiza renk katmis olman.

    1=+1=a :)

    YanıtlaSil
  2. Ne garip!.. İlk kez, seninle daha önce hiç mi hiç paylaşmamış olduğum bir konuda yazmışsın tatloşum...
    Ben de Zerrin Tekindor tablolarını ilk gördüğümdeki duygumu paylaşmamışım seninle!.. Bu ender ve garip bir durum!
    Biliyor musun, Zerrin Hanımın tabloları, benim de çok içime işlemişti. Özellikle kadınları...
    O binbir makyaj, kirpik, takı, süs altında, ki onları biraz da dış dünyaya karşı giyinilmiş, kamuflaj anlamlı savaş boyaları gibi algılamıştım ben, çok renkli, derin, sıcak ve "kırmızı" ruhlu kadınlar görmüştüm orada... Hani şu hem acının bintürlü dergahından geçmiş; hem de bütünlüğünü, yaşam enerjisini, şefkatini, gülmece duygusunu ve renklerini koruyarak olgunlaşmış türden kadınlardan. Yakinen tanırız, malum, onları:-))

    Vallahi şekercim, ben de bi bilsem şu sevgili Nebahat Çehre ne yapar, ne yer, ne içer, ne kullanır etc. etc. aynen izinden gideceğim de... Bi öğrenmem lazım acilen!
    İmza: Türkiye'de ikamet edip de bi kez bile Aşk-ı Memnu'ya takılmamış acayip annen.
    Love U...

    YanıtlaSil
  3. doolittle , ben çook sevdim bu resimleri, bi türlü karar veremedim renkli olanlar mı yoksa kahverengi kestane ağırlıklı olanlar mı, ama hoş kadın sonuçta, güzel resmetmiş kendini.
    Dizi konusunda Aycanneme katılıyorum, hiçbir Türk dizisini izlemedim izleyeceğimi de sanmıyorum

    YanıtlaSil
  4. ben niyeyse bu tabloları ilk gördüğümden beri Zerrin Tekindor'un kendi gözlerinden ilham aldığını düşünüyorum.. ne kadar zarif, ince bi kadın..hem de gerçek bi sanatçı.. böyle ben bazı insanlarla ailecek görüşmek isterim, o da onlardan biri :)

    YanıtlaSil
  5. ben de yine bir blogda görüp hayran olmuştum resimlerine.

    ve annen ne güzel ifade etti.
    bir türlü tanımlayacak kelime bulamamıştım ben.
    'kırmızı ruhlu kadınlar'
    evet :)

    YanıtlaSil
  6. 1=+1=a :)

    Severim seni ben! Daha ohhhooo, ne muhabbetler ne conk bayirlari tatlim...

    Aycos;

    Ilginc gercekten, konusmamisiz. Resimleri, Ayaz kadinlarinin huznunu filan da ne cok konusmuslugumuz vardir oysa...
    Bu arada hadi hadiii, sen de fena Nebahat diilsindir tevazu kusu, o hanimefendi aktris, kendine bakmasi yine daha dogal, biz 53'unde citir anneler de gorduk ;)

    Decisions;

    Bence sirf kendini de degil, kendi gozlerinden hayati da koyuyor biraz..bilemedim. Ama harikalar degil mi?!
    Dizi konusundaysa, cok siklikla ve hepsini degil, ama arada seviyorum Turk dizilerini ben. Eskiye oranla cok daha kaliteli yapimlar cikiyor, hepsinin ortak sorunu duracaklari yeri bilemeyip bitmesi gereken noktadan 3 sezon daha sakizlamak oluyor ama, ozellikle ilk sezonlari izlenilesi oluyor cokluk...

    Banyosuyu;

    Kirmizi kadin olmak guzeldir :) Kirmizilari da kirmizilar tanir ;)
    Bak o ifadeyle ilgili suralarda bi yerlerde yazmisim..

    http://www.amsterdamdankartpostallar.com/2009/02/kirmizi.html

    YanıtlaSil
  7. Off off, nedir bu Kırmızı (!) Şenlik...
    İki sanatı da başarıyla yapabilme becerisine sahip Tekindor'un resim yeteneğini keşfetmemize vesile oldun, binlerce sağol Ciğdoşum...
    Bazı resimlerde, elinde özensizce sallanan bebeklerden çok etkilendim...
    Ruhsuz ofisime yazınla enerji getirdin, sağolasın... Varolasın ve hep yazasın :))

    YanıtlaSil
  8. Can Gulcan'im,
    Sen gelince kirmizi senligi daha da senlendi :)
    Opuyorum sevgiyle..

    YanıtlaSil
  9. bu dizi başladığında herkes bihtere bakarken, ben bu dizideki en güzel kadının güzellik/yaş oranını dikkate aldığımızda mademoiselle olduğunu söylediğimde bana sapık mı denmedi, milf hunter yakıştırması mı yapılmadı, jigolo olduğum mu söylenmedi..

    bi süre sonra web sitesini keşfettim, doğruyu söylemek gerekirse ben resim sanatını ve tiyatroyu pek sevmem. benim takip ettiğim sanat dalları sadece fotoğrafçılık ve klasik müziktir en azından bunlar benim için daha ön plandadır.. ama siteden sonra da anladım ki bu kadın normal hayatında da içten ve cana yakın olduğu fark ettim yine ne kadar doğru bi karar verdiğimi gördüm.. çok alımlı, çok güzel, çok kibar, çok nazik, ki benim için en önemlisi çok kaliteli bir kadın..

    bi parantez açayım 40-45 yaş arası hatunlara karşı da hani bi zaafım yok değil.. :P

    YanıtlaSil
  10. LA78ers;

    Bu hanimefendi icin aynen senin gibi dusunuyorum, dusunenlerin de cok oldugunu goruyorum...
    40-45lik bakimli hatun, guzel mahzenlerde yillanmis aromatik bir sarap gibi olabilir tabii, kismet ;)

    YanıtlaSil
  11. Elizam canım yazıların ilaç gibi :) Hemencecik ayaga kaldırıyor :) Öpüyorum seni çok çok :)
    Hesi'nin yorumuyla dizide herkes ortalarda birşey söyleyecek gibi geziyor ama kimse bir şey demiyor :)) Tekindor'la ilgili ağzım açık şaşkınlıktan, ama dizide çok yapmacık bence :))

    YanıtlaSil
  12. Noracan;
    Sen iyiles de daha neler yazisiriz :) Ben de opuyorum kocaman

    YanıtlaSil