11 Şubat 2010 Perşembe

İzdivacın Son Perdesi

Sabahlarınız hayrolsun kuzular...
(Yıllaaar önce, yazarı Vincent Ewing, çevirmeni Nihal Yeğinobalı olarak basılan, ancak uzun yıllar sonra Yeğinobalı'nın gerçek yazar, Ewing'in de mahlas olduğu açıklanan, romanda geçen muhteşem manzaralı kolejin de Robert Kolej'den esinlenildiği söylenen Genç Kızlar diye pek leziz pek sürükleyici bir roman okumuştum. Romanda baş karakter Gabriel Samson, güzel öğrencisi ve sevgilisi Beatrice Karova'ya her gün "Sabahların hayrolsun Miss Bee" derdi; ne hikmetse o gün bugün, sabahı böyle karşılamayı pek severim.)

Gelgelelim, yazımızın ne bu girişle, ne de dünkü pek içli cici kız kurabiye yazımla ilgisi var. Aksine, bugün yüksek müsaadenize sığınarak hafiften saydıracağım...!

İlk başladığı günlerde yarı merak, biraz alay, biraz da balayında yorgan döşek hasta yatarken otel odasında izlenecek şey kıtlığı nedeniyle bir süre sardırdığımız İzdivaç programıyla ilgili pek müstesna fikirlerimi şurada paylaşmıştım.
Ayrıca Gay Pride ve homofobi üzerine kısa bir giriş de şuralarda bir yerdeydi...Şimdi çoktaaan kabak tadı vermiş temcit pilavı İzdivaç'a da, eşcinsellik konusunda fikirlere de yeniden giriş yapasım yok, ilgili kuzular bu yazılara göz atabilir...Amma velakin, dün gazetelerde rastladığım, muhtemelen de içinde Amsterdam geçtiği için bünyemde bir algıda seçiciliğe vesile olan, aşağıdaki yazı ve video (burada), kanımı beynime bir sıçrattı ki, paylaşmasam kurtlanacağım...


Efendim pek yüksek medya analizcisi, saçıyla bıyığından kelli çizdiği feco çirkin, kendince pek modernist portrenin ardından medyaya dair kıymetli görüşlerini bizlerden şükürler olsun ki saklamayan Yüksel Aytuğ beyefendinin son yazısının başlığı, Lezb-i İzdivaç. Evet evet, bu pek zeki pek nüktedan, ay nereden de bulursun böyle şeyleri Yüksoooş başlık hangi saygın gazeteyi açsak karşımızda! Beyefendinin anlattığı rezalet skandaaaalllll olaysa şöyle cereyan etmiş:
"Ve sonunda bu da oldu. İzdivaç programına telefonla katılan bir kadın, stüdyoya evlenmek için gelen kadınlara talip oldu... İzleyenlerin ağzını bir karış açık bırakan olay önceki gün atv ekranlarında yaşandı. Esra Erol her zamanki gibi stüdyoda talipleri ağırlıyor, zaman zaman da telefon bağlantıları yaparak, kendine eş arayan Serdar Bey'in taliplerini çeşitlendiriyordu. Telefon bağlantısı ile canlı yayına katılan Eda Şan adlı kadın önce Erol'a ve programına övgüler yağdırdı. Herkes, Eda Hanım'ın, diğerleri gibi Serdar Bey'e talip olduğunu sandı. Telefondaki kadın daha sonra "Hollanda'da evlendim. Ailemin onaylamadığı bir evlilikti. Bu nedenle bir yıl evli kaldım ve boşandım. Şimdi kendime yeni eş arıyorum" dedi. Esra Erol bu klasik konuşmanın ardından "Nasıl birini arıyorsunuz?" diye sorunca film koptu. Eda Hanım, "Ben Hollanda'da bir kadınla evlendim. Hollanda'da evim var. Maddi durumum da iyi. Oradaki bayanlardan beni anlayacak biriyle evlenmek, beraber yaşamak istiyorum" deyince başta sunucu Esra Erol olmak üzere stüdyodaki herkes dondu, kaldı. Sunucu Erol, ilk şoku atlatır atlatmaz, "Haydi git başka programlara" diyerek, sesi yayından aldırdı ve kameraya dönüp, izleyicilerle dertleşmeye başladı. "Bu hanım şov yapmak istedi. Biz de buna istemeden alet olduk. Çeşit çeşit insan var. Kimsenin cinsel tercihi bizi ilgilendirmiyor ama bu sadece şov amaçlı. İyi de Serdar Bey'i niye kullandı?" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Sinirlerine hakim olmakta güçlük çektiği gözlenen Erol konuşmasını şöyle sürdürdü: "İyi oldu be, renk geldi programa... Hep birlikte güldük, eğlendik. Aslında söyleyecek çok söz var ama terbiyem müsaade etmiyor... Ama ben o telefon numarasını bulurum. Arayan kişinin de canını yakarım..." Bu aralar canlı yayınları telefonla sabote etmek pek bir moda... Sanırım bu da "kafa bulmak isteyen" birinin benzer bir girişimiydi. Yoksa değil mi?.. Yoksa bir "ihtiyacın" tezahürü mü? İster misiniz bir yapımcı çıkıp, lezbiyenler için "Lezb-i İzdivaç" programı ekrana sürsün?"

Yani çok pardon da, bilmemkaç bin izleyicinin önünde "Merter güzeli model", dibinden siyahı çıkmış röfleli kartoloşlar, bilmemkaç yaşındaki, teyze gelmeden önce dişini sıkıp bi 20 kilo vereydin komşu teyzeler, analarıyla gelen bıçkın delikanlılara, 3. karısını da gömmüş, daha ne arıyon dayııı aymaz ihtiyar amcalarla izdivaca talip oluyorlar rezalet olmuyor da, pek moderen caaanım ülkede son derece de düzgün konuşan bir kadın böyle bir taleple gelince mi skandal oluyor?? Hadi oradan!
Bu biiiiirrrr.

Arayan kadının önceki eşinin bir başka kadın olduğunu söylemesiyle ölü balık gibi bakmaya başlayan, önce salak salak dinleyip, sonra hadi başka programa diye sesi titreye titreye kovalayıp, sonra hayır yani herkesin cinsel görüşüne saygı duyuyoruz tabii ama diye ay ne liberal başlayıp, hemen ardından "aslında söyleyecek çok söz var ama terbiyem müsaade etmiyor... Ama ben o telefon numarasını bulurum. Arayan kişinin de canını yakarım.." diye Kasımpaşalı elini beline koyan be hey Esra, öyle Bıcırık Hanımteyze ile karşılıklı göbek atmakla bitmiyor reality program sunuculuğu...Ödevin her gün 9 saat Oprah seyredip biraz hitabet, biraz duygular nerde maskelenip nerde açığa çıkarılır, biraz da toplumun tüm kesimleri nasıl kucaklanır vb şeyler öğrenmeye çalışmak. Otur sıfır.
Bu ikiiiii.

Arayan kızcağız Eda, eğer hadi bu programı karıştırayım gibi bir uyduruk arama yaptın, kendince inandırıcı olsun diye de eşcinsel evliliğin yasal olduğu Hollanda'yı işin içine kattınsa, vaktin mi bol salak mısın nesin, ne diye elalemin homofobik titremelerine durduk yerde rüzgar verip ortalığı dağıtıyosun, git bi kitap oku film izle yahu...
Haa, yok ciddi ciddi aradıysan da, ah be kadın! Hiç homofobik değilim, tüm homofobiklerin zavallı yanılgısı içinde, etraftaki bütün lezbiyenlerin bana bayıldığı gibi bir beyhude kabusum da yok. Heteroseksüel bir kadın olarak tam anlayamasam da sonuna kadar saygı duymayı bir insanlık görevi saydığım, kendince bir seçim yapmışsın. Gitmiş bu seçimini sana en özgürce yaşatacak bir güzel ülkede ev sahibi olmuşsun, bir kere de evlenip boşanmışsın, adam gibi cümle kurup derdini anlatabilecek kadar da belli ki eğitimlisin, kendine eş bulacak hiçbir ortam bulamadın mı da bu gerizekalıları dellendiriyosun?! Hadi çabuk evine.
Bu da üüüüç.

Ohhhhh yahu. Şimmmdi kahvemi yudumlayıp iş yoğunluğuna dönebilirim.
Hadi öptüm şekerler, baaayy! ;)

21 yorum:

  1. Ne yalan söyleyeyim, bu konuya değinmeyi düşündüm haberi okuduğumda. Sonra aklıma sen geldin, dedim Eliza yazar, dokunma hiç... Hollanda falan diyor zaten haberde...En iyisi hiç girme konuya, dedim kendi kendime :) Doğru da demişim bak, ne güzel yazmışsın valla bravo.

    Ben en nihayetinde Bir Halid Ziya Uşaklıgil eseri olan Aşk-ı Memnu dizisine bu kadar kafayı takan (ben de sevmiyorum diziyi ama o ayrı), bunca kaliteli yabancı filmi cart diye orta yerinden kesen, neredeyse "salak" ya da "gerizekalı" kelimelerini bile "dütlettiren" (kendilerini hatırlatıyor duydukları zaman herhalde) RTUK'ün bu izdivaç programlarına nasıl izin verebildiğini çok merak ediyorum. En zararlı programlar bunlar be! Oğlum, kızım (hani mesela olur belki diye ilerde) küfür duysun, televizyonda erotik yayın seyretsin umrumda olmaz. Ama oturup bunları seyrediyorsa "hanım, oğlanı kap psikoloğa gidiyoruz" derim, o derece.

    Bu benim hep savunduğum "bizi aslında uzaylılar yönetiyor ve bunu farketmememiz, düşünmememiz için bu tip programlarla uyutuyorlar" savının bir kanıtıdır, bunu da not edin e mi.

    PS: Eliza, ben kendi yazımda yeterince sallayamamışım bugün, senin yazıya denk geldi :))
    YanıtlaSil
  2. ağzına sağlık eliza'cım. esra erol arayan kişinin nası canını yakıcakmış merak ettim yalnız, "benim programımı arayıp bir kadınla evlenmek istiyorum dedi" gerekçesiyle mahkemeye mi vericekmiş? yoksa "erkekler dururken nasıl lezbiyen olursun lağn" diye saçını başını mı yolucakmış?

    "otur sıfır" hehehe
    YanıtlaSil
  3. yaa bu arada, portia de rossi çok hoş hatundur biraz soğuk olması dışında, ne buldu be velette yaaa.. anlamak mümkün değil.. bazen ellen'ın aslında erkek olduğunu ve bize numara yaptığını düşünüyorum..
    YanıtlaSil
  4. Bu arada şuna da bir göz atın derim Sayın Eliza... Eğlencelik :)

    http://umraniye-lounge.blogspot.com/2010/02/yeni-model-izdivaclar.html
    YanıtlaSil
  5. ne güzel yazmışsın elizacımm.
    programın içeriğinde homoseksualiteyi yasaklayan bir uyarı görmedim. madem sunucusunu bu kadar sinirlendiriyor esra erol'la heteroseksüel evlilik falan olsun adı. yayınlandığı kanal itibariyle de birilerinin gözüne girme çabası aşikar olan bu kızCAĞIZın hareketini tam kendine yakışır gördüm, bravo esra bravo!
    YanıtlaSil
  6. Eddie;

    Vaaay, iyi tanımış arkadaşım beni, bilmiş tahmin etmiş neyi nasıl yazacağımı, hoşuma gitti ;)
    "Hanım, oğlanı kap psikoloğa gidiyoruz" da çok güldürdü ayrıca :)
    Senin versiyon izdivacı da okumaya intikal ediyorum hemen...

    Freud;

    Benim elime, okuyup katılanın güzel gözüne sağlık ;)
    Esra'nın konuyla ilgili ne duruşu ne görüşü ne de tepkisinin mantışı zinhar anlaşılamadı zaten...

    LA78ers;

    Hoş hatundur gerçekten Portia ama, Ellen da müthiş zeki ve komiktir bence..Mutlu olsunlar seçimleriyle diyelim:)

    Allecim;

    Böyle bir gizli uyarı ne yazık ki aslında koca koca harflerle "Türk Televizyonculuğu'na Giriş-101" de yazıyor galiba, biz ve bizim gibi görüşlüler de uzaydan uzaydan mazallah pek zararlı görüşlerimizi fışkırtıyoruz. Ayıp ayıp!! :P
    YanıtlaSil
  7. buraya da yazayım doolittle

    Sabahların hayrolsun Mrs Doolittle.
    Bu konudaki vikrimi cemo kardeşimin bloguna da yazdım.
    Olayın 2 boyutu olduğu düşüncesindeyim. 1-Ülkedeki kültürel yozlaşmadan nasip alan facebook ve türevlerinin etkisi bunda büyük. İnsanlar (çok afedersiniz) ne skim bulsam da videosunu yapsam yollasam 2-3 ilgi çeksem diye kıçını yırtıyor.
    2-Bu kız hakikaten lezbiyen de olabilir umurumda diil, ama Esra Erol denen hatunun tavrı ayıp, amatör, ırkçı veğ çağdışı.
    Kadını bir aşağılık gibi programdan kovuyor, sonra sanki yüce bir şahısmış gibi herkesin cinsiyetine sagygılıyız, o öledir bu öledir diye ulvi bildik hanım Türk spikeri moduna girmeye çalışıyor.
    Hayır öyle diil hanfendi sen bi öküzsün ve seni şakşaklayanlar da öküz.
    Bu programları başka bir tv den izleyelim?
    Örnek vereyim, en hoşlandığım şeylerden biri her akşam eve varınca yemeğimi hazırlayıp tv karşısındaki sehpaya yayılmak, ve İzdivaç izlemek! A M A Rus tv sinde. Kültür, nezaket, cici sürprizler, danslar, bayıla bayıla izliyorum hem de.
    Bizim ülkede hangi yarışma programı vs varsa aynısı Rus tv sinde de var, açsınlar büyükler bir karşılaştırsınlar, biz geriyiz çok geriyiz, ve sistematik bir şekilde geride tutmak için herşey yapılıyor.
    Bu toplum tüketsin, belli bir kesim kazansın, köle olsun, ayrışsın diye hükümet ve medyanın HEPSİ ellerinden geleni yapıyorlar. Sonuçta böyle cahil spikerler,program yapımcıları, kendine sanatı diyen tenyalar, cahil insanların katıldığı , seviyelerin altında programlar doluyor.
    Ben de çok kızdım, yazımdan da belli zaten.
    Bendeniz lezbiyeni de severim, gay i de , travestiyi de, ve şu ülkede birçok kesimden binkat daha insandırlar
    YanıtlaSil
  8. Programin neresinden tutsan elinde kaliyordu zaten, bu son olayda yemegin tuzu biberi oldu tebrik ederim. Insanlari seversiniz sevmezsiniz ama canli yayinda rencide edip kut diye kafasina telefonu kapatmak ne oluyor. Simdi bekliyelim bu hanim kizimizin ne rezillikleri cikacak 3-5 seneye. Hapise girmis diye insanlarin onunde rezil edenlerin kokain saticiligindan hapislere girip dunya aleme rezil oldugu gunler hepimizin hafizasinda. Programa katilanlar haci hoca, mahallenin en dedikoducu en laf sokani oldugu belli. Hepsi uckur ugruna ne rezilliklere katlaniyolar ne asagilaniyolarda Rtuk efendi oralarda gorunmuyor. Hele bi de akil veriyor al terligi agzinin icine sok yani. Sinirli Biri
    YanıtlaSil
  9. Cidden super olmus bu konuya deginmen Eliza. Ben de sunu anlamadim.. Telefon acan kisi derdini gayet medeni bir bicimde anlatiyor, kullandigi iletisim biciminde terbiyesiz hic bir yon yok.. Icerigi de goreceli olarak kabul edilebilir cinsten. Simdi Esra Erol neye istinaden, "ben simdi agzimi acardim ama terbiyemi bozmak istemiyorum" diyor? Cok rahatsiz olduysa yapmasi gereken uygun bir dille su anda ona yardimci olamayacagini belirtmesiydi, bu kadar. Durduk yere cirkeflesme kapasitesi olan insanlardan seciyorlar bu sunuculari herhalde. Gunduz kusaginda ise alinmak icin bir parametre olabilir mesela cahillik, sokak agzi kullanmak, dar gorusluluk, saniyede 10 Ajdar gucunde cirkeflesebilme yetenegi falan.. Cidden yazik.
    YanıtlaSil
  10. elizaaaaaa...
    hiçbişi anlamadım ya :(

    lakin decisions...
    anlamış olma ihtimalime karşı azıcıkta olsa,
    arz-talep dengesidir bu işler malumunuz.
    kim?
    hangi konu reyting alıyo?
    böledir bu işler.
    işin sosyal boyutu yok ki.

    ay bilemedim ama yorum yapasım da var :)))

    eşşcinsellik konusuna girmeyim.
    bana ne ki.

    elizaaaa sen böle yazınca abandone oluyorum ben ya:(

    ağlıcim.
    YanıtlaSil
  11. Pharaoh;

    Muhteşem bir yorum olmuş bu, kalemine sağlık. Ayyynen bunu kast ediyorum..."Üç kaş göz 2 oryantal, biraz da halk ağzı, tamam yuttururuz" bombalamaları öldürüyor beni...Tevekkeli değil, kraliçe Sezen de Çakkıdı'yı gündüz programlarına ithafen yazmış ;)

    Absalomcum;

    Hayret, senden şu hayatta hiçbir şey kaçmaz ki, ağlama neyi anlamadın? :)

    Olayın 1 medya gerzekliği boyutundan, 2 üslupsuzluk ve beceriksiz seviyesiz sunuculuktan, 3 homofobiden ortaya karışık dem vurmuşum da ondandır...Video'yu izledin mi?
    Hem dehşetim daha iyi anlaşılır o zaman...
    YanıtlaSil
  12. arz talep? Abşalomum biraderim hangi arz? arz yok, 7 gün 24 saat dayatılan bir durum var, talep ediceklerin talep edecek beyin zerreleri yok zaten.
    YanıtlaSil
  13. Lizzy’cimmmm… Artık bu türden “pişti”lerimize hiç şaşırmıyorum tabii!.. Duygum farklı oluyor ama. Şaşkınlık değil. Kısaca:
    Dün atlamışım, okumamışım. Sabahın köründe, ders öncesi kuaförde, boyalılardan bir gazetede okumuştum bu haberi dehşetle.. ( 1. Malum kuaförde artıyor kültürümüz!)+ ( 2. Hani yurdum vatanımda ne yazık ki, her Tanrımın günü, ellibirbinikiyüz kez bu türden angutluklarla karşılaşıyorum yıllardır ya, yine de, çoook şükür, alışkanlık yaratmadı, duyarlılıklarımı yitirmedim ve hala dehşet duygusunu yaşıyorum..)..
    Derken 09.30 Sosyal Psikoloji dersime girdim.. Bugün “Başkalaştırma-Ötekileştirme” etc. anlatacaktım programım gereği, anlattım ilk saatimde. Aradan sonra, ikinci saatte, öğrencilerimle tartışırken, konuyu bu sabah okuduğum habere getirip, oradan oraya, homofobikliğe, derken, medyanın bazen her türden “ötekileştirme”yi nasıl da körüklediğine getirdim… Sonra da, medya üzerinden arz-talep; yumurta-tavuk konusu geldi ortaya… Medya rating kaygısıyla binbir türlü abuk manipülasyonlar yapıyor; ama böyle bir talep olduğu için yapıyor; yaparken de, düşünce ve duyguları etkileyerek bazılarında yeni talepler yaratıyor, zihinleri biçimlendiriyor vs. vs…
    Her neyse, dersten sonra, bir yandan öğrencilerimin tartışmalarını düşünerek eve gelip, kahvemi alıp, ruhum şenlensin diye bi bloguna girdim ki………… Pişti ve Çokk iyi!!))
    .. Elliçeşit keyifle okudum seni kısaca!.. Çokkk güzel yakalayıp, müthiş keyifli, ve doğru yazmışsın bu konu üstüne yine.. Eline, aklına, ruhuna sağlık bücürcüm!.. Ekleyebilecek bir şey kalmamış bize. Çook yaşa !!
    Lavvvv UUUUUU.
    YanıtlaSil
  14. Oyy Eliza :)

    Nihal Yeğinobalı Genç Kızlar isimli kitabından bahsederken ( ki benim de pek keyifle okuduğum sayılı aşk romanlarındandır kendisi :)) ) bu kitabı yazdığını itiraf edemediği için bir mahlasın ardına sığındığını anlatmıştı bir programda. Çevresinde 'Bu yaşta bir kız nasıl böyle cinsel içerikli sahneler hayal edebilir' diye düşünüp "Edepsiz" olduğuna inanacaklarından çekindiği için uzun süre bu işin sahibi olduğunu herkesten sakladığını anlatmıştı.

    "Girişin yazıyla bir ilgisi yok" demişsin sen ama ben tam aksini düşünüyorum...

    Bizim halkımız öyle kıymetli bir kültüre sahipti ki meşhur olmak ile saygınlığını korumak ikileminde kaldığında tercihini saygınlıktan yana kullanacak kadar seviyesi yüksek değerlerle işliydi.

    Ne olduysa oldu ve yaklaşık yirmi yıl gibi bir süre içerisinde bu kültürünü tam tersine çevirmeyi meziyet sayar hale gelip basitleştirildi ve neticesinde de işte bu uyduruk şahsiyetlere prim verir hale geldi.

    Meşhur olmak için her türlü imkanını kullanıp kendini malzeme edenler ile Nihal Hanım'ın bu davranışını yan yana koyunca içler acısı seviyesizliği görebiliyorum net bir şekilde.

    Gelecek için endişem artıyor, artıyorr, artıyorrr...
    YanıtlaSil
  15. Decisions;

    Senin bu haklı arz-talep isyanına tam bi sosyal psikolog açıklaması da ekte annemin yoromunda :)

    Aycoş;

    Piştilerden pişti seçe seçe geçiyor seninle günlerimiz zaten canım benim :)
    Ellibirbinikiyüz kez hahahah! Sevindim öğrencilerle böyle bir tartışma platformu da doğmasına...öğrencidir sağı solu, neye katılıp katılmayacağı belli olmaz ama bu tip derslerde hep kendini "knowledgeable" hissedip bağlantılandırabileceği örnekleri sever ;)
    YanıtlaSil
  16. Sokak Kedisi,

    İyi ki geldin yahu, ne güzel ne derin yorumlar yapıyosun...
    Aslında "hayrolsun sabahlar" ile başlatmamda, her zamanki munis tarzda olmayan biraz geçirmeli bir yazı yazacak olmanın yumuşatıcı başlangıcı benzeri bir niyetim vardı. Ancak belki de bilinçaltında bu tip bir "ahhh nerde eski meşhur terbiyeler" anıştırması yapmışımdır da fark etmemişimdir? :)
    Sense pek güzel bağlamışsın. Haklısın, neredeeen nereye geldik. Bir yandan yollar aşar dağlar deler ve ilerlerken, bir yandan nasıl eksiliyoruz, eksiltiliyoruz..Bizlerse minicik bir kesim olarak bu eksiltilme çabasının dışında durabilme şansının vakfedildiği özellerdeniz, unutmamak gerek...
    Sevgiler
    YanıtlaSil
  17. "Medya" ve "insan" özelinde özgürlükler nerde başlar nerde biter" duyarlılığındaki yazın çok güzeldi Elizacım.
    Sosyal idealleri ($$$$) uğruna ciddi bi iş yapan dümensuyu piyonlardan Esra Erol'u anladık da, Hollanda'dan arayan kızımız da en az Esra Erol kadar incenmeye değer kanımca.
    Diyelim ki kızımız canı sıkıldı ve böyle bir programı izleme aczine düştü ve eğlenmek adına telefonu açtı! Can sıkıntısını atmanın çok daha eğlenceli seçenekleri olsa da, onun da bu tercihe saygı duyduk ve Esra Erol'u mor ve ötesine götürmesini şaşkınlıkla izledik, duyduk, okuduk...
    Koşulları itibariyle inanması zor olsa da, diyelim ki, gerçekten arama amacı kendine oradaki hamuş, yumuş teyzelerden bir hatun bulmak olsun... A be kardeşim, bu konudaki şansının -O- olacağını bilemiyecek kadar vahim durumdamısın?
    Sonuç: Gazetelerin ilk sayfasında çıkan bu haberden sonra Esra Erol'un programının izlenme oranı ikiye katlanmıştır. Yani kaymaklı kadayıf :))
    Ha bu arada, bize de içimizi dökme fırsatı veriyorsun :)) çok teşekkürler., mucxxxx
    Fındıklı Kurabiye
    YanıtlaSil
  18. Lezb-i İzdivaç ha! son zamanlarda duyduğum en iyi isimlendirme...

    Zeka yazıya döküldüğünde okuması ayrı keyifli oluyor...
    YanıtlaSil
  19. Mehmet;
    Hehehehe tesekkurler ama ben basligi bulan Yuksel Bey ile feci dalga gecmistim...
    YanıtlaSil
  20. ironiyi yeteri kadar vurgulayamadım belki de...

    Yetenek Sizsiniz Türkiye veya Lezb-i İzdivaç!

    Türk televizyonculuğunun sığlığı yani.

    Zekanın yazıya dökülmesi ise senin dalga geçmenle alakalı

    Kendimi düzeltmemde fayda gördüm :)
    YanıtlaSil
  21. Ahah perdon Mehmetcim yahu, ben anlamamisim hos gor..YetenekSizsiniz en acaibi hic sorma :)
    YanıtlaSil