26 Nisan 2010 Pazartesi

Ela ve Hollanda'da Doğum

Haftayı pek pembe, pek mutlu bir ruh haliyle bitirdik. Havanın birazcık ısınmasını fırsat bilip, Vondelpark'da piknik sezonunu açmaya karar vermiş, battaniyeleri, şarapları, peynir-kraker-meyve ve kuruyemişleri almış, grupçak buluşup yayılmak üzere yola çıkmıştık ki, buradaki grubun ilk hamilesi arkadaşımızın eşinden, Higgins'e mesaj geldi: Sancılar başladı, hastanedeyiz! Daha saatler sürer diyorlar, ben size haber veririm...

Bahar dalları açmış, laleler coşmuş, Amsterdam'da kim var kim yoksa etrafa sereserpe yayılmış, rengarenk parkta muhabbete dalarken, bir gözümüz saatte ve telefonda, akşamı zor ettik. Sonra tamamdır doğuma giriyoruz diye haber geldi. Hem meraktayız, hem şefkatteyiz, hem de beklenenden 2 hafta erken olduğu için henüz çocukların aileleri buraya yetişememiş halde, yalnız bırakmak istemiyoruz; cümbür cemaat hastaneye doluştuk. Amsterdam'ın minnak prensesi pembe yanak Ela Hanım, ortalığı neşeye boğarak teşrif ettiler. Sonrası bol kahkahalı, arada gözyaşı dolu, sıcacık bir pazar akşamı oldu. Allah analı babalı büyütsün, gülbeşeker, duru sular gibi bir hayatı olsun inşallah...Biz Higgins ile henüz bu sürecin içinde değiliz, inşallah hazır olduğumuz zaman bize de sağlıkla, aşkla nasip olsun...



Hollanda'da hamilelik ve doğum yapmak, olabildiğince doğal ve şaşaasız. İnsanda ilk duyduğunda çağdışı, çok eskilerde kalmış bir uygulama etkisi yaratsa da, dün akşam şahit olduğum kadarıyla, her şey yolunda gittiği takdirde, anne/baba ve bebek üzerinde çok olumlu etkileri de var...

Öncelikle, burada ebelik (midwife) sistemi var. Annenin yaşına, daha önce doğum yapmış olup olmamasına, sosyo ekonomik düzeyine göre ufak farklılıklar gösterebilse de, ana hatlarıyla, her şeyin yolunda gittiği sağlıklı bir gebelik sürecinde, jinekologdan ziyade, kontroller ve doğum, hastanede dahi olsa, hep ebeler gözetiminde ilerliyor.
İstatistiksel olarak, kadınların %80'i hastane ortamında, %20'si, kendi tercihiyle, ev ortamında doğuruyor. Hastane ortamında doğuranların, Allah esirgesin, bebekte ya da kendisinde bir problem olmaması halinde, neredeyse tümü, doğumdan hemen sonra eve gönderiliyor, hastanede yatmıyor. Doğumlar, epidural desteğiyle, ancak %90 normal doğum ile gerçekleşiyor, sorun olmayınca sezaryene asla hoş bakmıyorlar.
Türkiye'de, doktorların normal doğum yaptırmamak için elinden geleni yaptığı; program rahatlığı, alışkanlık, belki parasal fırsatlar, belki de sezaryen bebek için daha risksiz olduğundan, hep sezaryeni tercih ettiği uzun zamandır etraftaki gebe arkadaşlarımdan duyduğum bir şeydi. Burada da tam tersi...
Doğumdan 1-2 ay önce, evde doğum ihtimaline karşı, anne adayının evine, içinde her türlü steril doğum aleti bulunan büyük bir koli geliyor. Sancılar başlayınca da, hastaneye gidilecekse bile, önce ebeye haber veriliyor. O gelip gerekli kontrolleri yaptıktan sonra, ayarlamaları yapıp, seni hastanedeki personele teslim ediyor.

Hollanda'nın, başka hiçbir ülkede olmayan, çok insancıl ve güzel bir sosyal devlet uygulaması da var. Kraamzorg dedikleri bir sistem dahilinde, tüm lohusalara, devlet doğum hemşiresi yardımı sağlıyor. Doğumdan sonraki 8-10 gün boyunca, konuda uzmanlaşmış bir bebek hemşiresi, günde 6 saat eve gelip, anneye ve babaya bebek bakımıyla ilgili akla gelebilecek her şeyi öğretiyor, toparlanana dek yardım ediyor.

Sezaryen ya da normal doğum yapmak seçeneklerinin anne ve bebek için farklı riskleri, farklı rahatlıkları var. Konu tamamen kişisel seçime kalması gereken, tartışmalı, tek genel geçer doğrusu olmayan bir konudur, görüşünü savunuyorum. Doğum yapan çok arkadaşım oldu, daha 3 yıl önce, kendi kardeşimin doğum sürecine yakından tanık oldum. Hiç normal doğum görmedim. Anneyi hep dikişli, ameliyatlı, bir yandan da dinç, yorulmadığı bir doğum geçirmiş olarak gördüm. Hastaneleri hep çok şatafatlı ve süslü, ziyaretçi dolu, pespembe masmavi tüllerle, bin tane akraba, 40 tane doktorla kaplı gördüm. Hepsi de son derece ciciydi. Ancak dünkü doğum da, bebeğin doğduğu andan itibaren annenin kucağında olduğu, etrafta şatafat bulunmayan, ancak anneyle babanın çok başbaşa bir huzurla bu anı paylaştığı, farklı bir deneyimdi...
Bir yanda gayet sistematik, bazen soğuk, ancak duru bir süreç, diğer yanda keyiflere daha açık, sıcak ancak özü kaçırılabilen bir süreç...Bileşkesi başucumda olsun dilerim...

Pastel tonlarında, güzel bir hafta olsun. Nisan, bahar dallarınla mutlu ettin. Mayıs, güllerinle gel!


31 yorum:

  1. Avrupalı kültürü abartısız, amaca yönelik ama "ruhsuz"...
    Türk örf, adet ve gelenekleri de kısıtlayıcı ve hatta boğucu olabilen ama "insancıl" ve "sıcak"...
    Biraz onlardan biraz bizden, ne güzel bir karışım olur :))
    Öpüldün Elizacığım,
    YanıtlaSil
  2. Gülcan;

    Ayynen canım, aynen...Kısmet :)
    Öperim ben de..
    YanıtlaSil
  3. ne hissettin peki küçük ela hanımı görünce?
    insan elinde olmadan empati yapar.

    temem kötüyüm ama beni seviyosun eliza naber:))

    aneam mis gibi kokar şimdi o.
    YanıtlaSil
  4. Absalom;

    Ben oldum olası inanılmaz bebek severim zaten...Kötü diilsin yani, gerçekçisin! Doğruya doğru, hormonlarım tavan yaptı, içim şefkatle genişledi :)

    Kokusunu anlatamam, inanılmaz...
    YanıtlaSil
  5. piknik ne güzel, bebek ne güzel, Öpüyorum Elizam:) Mucxxxx
    YanıtlaSil
  6. evdeki destek bölümü çok iyiymiş gerçekten ama bende her iki ülkedekinin karışımını tercih ederdim doğum konusunda :))
    YanıtlaSil
  7. Eva;

    Güzeldi gerçekten..hepsi :) Özlemişim seni de :)
    YanıtlaSil
  8. Burcu;

    Bana da öyle geliyor...hayırlısı diyelim :)
    YanıtlaSil
  9. Eliza
    tam benlikmiş orda anne olmak, abartı sevmem tören sevmem sadeliğe hastayım, hamile kalırsam size geliyorum bak ona göre :)))))
    10 yıl sonra falan :))))
    YanıtlaSil
  10. Pelin :)

    Hahahaha beklerim kuzumm
    YanıtlaSil
  11. Benim de burada hep sasip kaldigim ama bir o kadar da sevdigim bir sey bu. Evde dogum yapmalar, ebeler, sonuk hastane odalari filan :) T'nin annesi "Ev yardimlari cok onemli yoksa kim gosterip ogretecek?" demisti. "Ee seeeeeeeeen" diyemeyip agzimda kalmisti :))
    YanıtlaSil
  12. Benim çevremde de pek normal doğum yapan yok. Doktorlar sağolsun her an sezaryene yönlendiriyor. Doğum sonrası anneler bir rahatlamayla değil, ameliyat sonrası ayılmayı bekleyen bir hastaya dönüşüyor. Yanlış bizde de var, hastanelerde de. Ameliyatı doktorlarına bir kota olarak koyan ve sağlığı pazarlama sektörüne dönüştüren yatırımcıların bulunduğu bir dünyada, doktoru ne kadar hatalı bulabiliriz bilmiyorum ama ben her zaman doğallıktan yana olduğumu belirtmeliyim. Çünkü doğa, her şeyi saf ve sağlıklı olarak üretmektedir.
    Hollanda'yı bir bütün olarak tebrik ediyorum, insanına değer verdiği için…
    Sana da ayrıca teşekkür ediyorum Elizacım, bu güzel konuya güzel anlatımınla anlam kattığın için…
    YanıtlaSil
  13. Dudu;

    Hahaha, Hollandiş kayınvalideciğine söyleyememiş kuzu..Sanırım o konuda da bileşke. Gelen hemşireden çok, annemin, kayınvalidemin, hatta 2 kuşak öncemde de olsa anneannemin görüşleri benim için yaşanmışlık açısından önem teşkil eder. Ancak böyle pro bir yardım hizmeti de son derece hoş...
    YanıtlaSil
  14. Hayalbemol;

    Rica ederim Emrecim, etrafta "baby boom" olup neredeyse 8 arkadaşım aynı anda hamileyken, bu doğal doğum/Hollanda şartları konusunu yazmak ne zamandır aklımdaydı. Eloşka vesile oldu :)
    YanıtlaSil
  15. ne kadar guzel ifade etmissin duygulari.. sevgilerimi yolluyorum diledigin pastel tonlarinda :)
    YanıtlaSil
  16. Nevin;

    Pastel tonlarim harika! Bir ressamdan almak ayrica ozel :)
    YanıtlaSil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.
    YanıtlaSil
  18. Aaaa Ela Hanim geldi mi??? hosgelmiss! benim bu Hollanda'da doguma olan negatif dusuncelerim son doktor kontrolumde bir kere daha percinlendi, ben kacariimm, kalani, dogurani, doguracagi da cok cok pembesinden operimm:))
    YanıtlaSil
  19. uff nasıl yenir o şimdi, yenmez de kıyamaz insan dokunmaya. İçim gitti içim. Bu arada sistemi çok beğendim şahsen, sadeliği, basitliği ve doğal olması gönlümü fethetti.
    YanıtlaSil
  20. Burcu;

    Sağol canım paylaştığın için...Benim pazar şahit olduğum da, böyle huzurlu bir doğumdu. Ancak yine Hollanda'dan, pek parlak olmayan, kimsenin ne yaptığını bilmediği, panik ve hatalı doğum hikayeleri de duydum...Hayır, kısmet dilemeli...
    YanıtlaSil
  21. Mugmela;

    Şekercik sen iyi yapıyosun boşver, seninkiler ikiz :)
    YanıtlaSil
  22. Aslı;

    Sorma yahu, sürekli gidip görmek istiyorum pembe pamuk helvayı!
    YanıtlaSil
  23. hollanda'da doğurasım geldi vallahi. bu güzel yazı doğum kontrolü düşmanı eliza :))
    YanıtlaSil
  24. Done;

    :) Bu güzel bebek de doğum kontrolü önleyici, believe me!
    YanıtlaSil
  25. aynı şeyi ben de isvec için dusunuyorum,aynı anlattıgın bicımde burda da dogum..
    iyi mi kötu mu bılemıyorum ama sade ve dogal olmak en iyisi sanki..
    YanıtlaSil
  26. Uyduruk Prenses;

    Hem sade ve doğal, hem de mutlu bir olayı abartmadan kutlama havasında yaşayabilir insan sanki..bilemedim tam :)
    YanıtlaSil
  27. Öncelikle bebek haberi için mutluluklar sağlıklar diliyorum. Doğum konusuna gelecek olursak sanırım İngiltere'de de midwife sistemi hakim. Ama geçenlerde bir arkadaşımdan duyduğum kadarıyla doğum esnasında ölüm sayısının çok fazla olduğu idi. Gelelim Türkiye'deki jinekolog doktor ekolüne... şimdi jinekolog bir anne ve amcaya sahip olduğumdan ötürü biraz doktor yanlısı bir yorum gibi gelebilir ama senin de belirttiğin gibi normal mi sezaryan mı dersen ikisinin de kendine göre artıları ve eksileri var. son zamanlarda devlet para için sezaryane yönleniyorlar laflarını kesmek için normal doğum fiyatlarını sezaryana kıyasla daha yüksek tutmaya karar verdi. Açıkcası herşeyde doğallıktan yana olmama rağmen, sezaryanda çocuk açısından daha iyi sonuçlanacağı kanısındayım. Kesinlikle karşı olduğum şey ise herşeyin abartılması. doğallık sadelik sağlıklı günler olsun :)
    YanıtlaSil
  28. Ben de Fransa'dan bildiriyorum:) Burada da normal doguma yonlendiriyorlar hep. Aslinda normal dogum anne icin de cok iyi cunku vucut tamamen yenileniyor.Mesela kirkli yaslarinda dogum yapmissaniz tam bir estetik ameliyat olmus tarzindan yenilenerek cikiyorsunuz hastaneden:)
    Kutlama olayina gelince ben Turkiye'deki bebekli sekerleri bebekli kartlari arkadaslarin gidip gelmesini cok seviyorum. Buradaki soguk ve anlamsiz geliyor.
    Ama herkesin bebegin ustune dustugu her kafadan bir ses ciktigi dogumlari da sevmiyorum acikcasi. Yok oyle tutma boyle tut sunu yapma,ustu acildi,ustune ort usudu sicakladi falan da duymak istemem.Ama zaten annem boyle bir insan da degildir.Bizim aile sakindir de. :)))
    YanıtlaSil
  29. Lifetrainee ve Pelininstyle;

    Çok tatlısınız, biri İngiltere'den biri Fransa'dan aydınlatmış, avrupa'da doğum rehberi gibi oldu bu post :)
    YanıtlaSil
  30. Gercekten oyle oldu:))))))) Hani nerede dogum yapmak istersiniz baslikli bir yaziyla tum postlarimizi yayinlayabilirsin:))))
    YanıtlaSil
  31. Ben de Belcika Hollanda sinirinda yasiyorum ve hamileyim. Burda hastaneler Hollanda'dan gelen kadinlarla dolu sebebi ise Hollanda'daki saglik hizmetlerinin son derece eksik olmasi. Mesela hamile kadina hamilelikte en fazla 3 defa ultrason yapilir, Turkiye'deki gibi her ay ultrasonla bebegin takibi yapilmaz. 3-4 boyutlu ultrason ise burda zaten yok bildigim kadariyla. Oyle Turkiye'deki gibi caniniz istedignde uzman doktora gorunme sansiniz yok, ebe ve hemsireler yapiyor kontrolunuzu o da ultrason olmadan. Eger bebeginizde sorun yoksa, ki genelde olmaz, bir sakincasi yok. Bir de bebeginde veya rahminde sorun olan annelerin durumunu dusunun...
    Burda aile iliskileri cok zayif oldugu icin kadinin dogumdan sonra es dost akrabadan yardim alma sansi yok. Bu yuzden devlet Kraamzorg diye birsey cikarmis. Biz Turkler dogum yaptigimizda annemiz kizkardesimiz kayinvalidemiz kimimiz varsa yardima kosar, buranin milleti ise misafirlige gelir ve ondan bir yardim bekleyemezsiniz. Aile iliskilerini bizdeki gibi zannetmeyin, cok cok cok farkli. Bir Belcikali ile evliyim ve iyi goruyorum aradiki kultur farkini.
    YanıtlaSil