Bebek, zamansız ve şekilsiz, gündüzü ayrı güzel, gecesi ayrı keyif, en nev-i şahsına münhasır semtlerindendir ya Şehirler Ecesi'nin, bayılırım! Istanbul'un en güzellerinden, Bebek Camii'nin karşısındaki Bebek Kahve de, bu her köşesini apayrı sevdiğim semtin, en sabah mahmuru, en günışığı kıvamlı köşelerindendir; öyle ki, birkaç ay uzak kalayım, fena halde kurtlanırım!
Yıllardır aynı kalmış, kemikleşmiş, müdavimini yaratmış Bebek Kahve, etrafındaki modern bistro ve cafe’lere inat, alabildiğine cilasızdır...Ucuz değildir, kredi kartı da geçmez, ama size bir kuru çayla tost yanında, Bebek'in tüm ruhunu verir...Rahatsız tahta iskemleleriyle, sabahın kör vaktinden akşamın dokuzuna kadar açıktır... Sosyetik koşucu makyajlı teyzeler, mekana müdavim, genelde sabah erken gelip gazetelere gömülen isimler, (başı İsmet Berkan ile Ahmet Utlu çekiyor, zira 60 kere gittiysem 60ında da oradalardı), iş gününe hazırlanan takım elbiseli tayfa, tümü samimi ve yapmacıksız elemanlar, bir de geçerken uğrayanlar derken; adeta 1-50 ölçeğinde kağıda yansıtılmış bir kozmopolit haritadır! İnsanı en demlisinden sağaltır...
Istanbul'dayken, Akatlar'da çalıştığım, Kavacık'da oturduğum zamanlarda, özellikle bahar ve yaz ayları, arabayı köprü keşmekeşine hiç sokmaz, sabah Kandilli İskelesi'nin oraya park eder, çingene vapuruyla karşıya geçerdim. Bebek'te iner, kahvede kahvaltı eder, oradan taksiyle yukarı, Akatlar'a çıkardım. Uğruna 1 saat az uyumayı göze alacak denli sevdiğim bu ritüelle başlayan sabahları, uykunun kendisinden bile daha çok severdim. Akşam da yine vapurla döner, Kandilli'de inince bazen karşıki fırından taze pide, bazen sokak manavından sebze meyve alıp evime öyle döner, bazen de iskelede, Suna'nın Yeri'nde bir balık-rakı yapıp eve oradan giderdim. Vapurda, kahvede ve balıkta bazen yanımda dostlar, 1-2 defa, Istanbul ziyaretlerinde ritüelimle tanıştırdığım can aşkım, bazen de sade, yalnızlığımın keyfi olurdu...
Yeni ve çoğul ritüeller yarattığım, aşkla kuşanmış huzurlu bir kanal şehrinde yaşıyorum ve bunun için şükran doluyum...Bu duygudan tamamen bağımsız, apayrı varolan bir ruhla dün sabah, eski günlere özlemle selam verdim.
Çay bardağım havada kime ne, eskimeyen keyifler şerefine...!

16 yorum: