14 Mayıs 2010 Cuma
Bit Palas - Çöp Şehir
Elif Şafak'ın, bence en güzel romanlarından biri, Bit Palas'tır.
Bonbon Palas Apartmanı sakinlerinin, ayrı ayrı ve birbiriyle kesişen öykülerini, her zamanki kalem kıvraklığı, mükemmel kurgusu ve ince mizahı ile öyle güzel anlatır ki, kalemi kadar, gözlem gücüne de hayran bırakır insanı...Ardından, vurucu bir sonla, çöpün felsefesine öyle bir bağlar ki sözü, adeta rutubet, çöp ve yaşanmışlık kokusunu, sayfaların arasından duyarsınız...
Romanı okuyalı uzun zaman oldu. Ama bu ara, sıklıkla aklıma geliyor...Zira Amsterdam, 1 haftayı aşkındır, çöp şehire dönmüş durumda...
Hollanda'da çöp toplama işçileri grev yapıyor. Sendikalaşmak ve alım güçlerinin düşmemesi için savaşıyorlar. Enflasyonsuz ülkede, istedikleri zam oranı, yaklaşık %1.5 düzeyinde. İşverenleri, yani Hollanda'nın 430 bağımsız belediyesi ise, bu zammı bile yapmamak, "nullijn"i, yani %0.00 zam durumunu sürdürmek derdindeler.
İlk başta Kraliçe'nin Doğumgünü olan 30 Nisan'da greve başlayacaklarını duyurmuşlardı. Bu gerçekten korkunç olurdu; çünkü her zaman, 30 Nisan'da şehir devasa bir çöplüğe dönüp, ertesi sabah pür-i pak olmuş olur, ancak kraliçeye saygısızlık etmemek adına grevi Mayıs başına kaydırdılar. Uzlaşma olmayınca da, grev süresi 19 Mayıs'a kadar uzatıldı.
Hava sıcaklıklarının hala Şubat tadında takılması, bu anlamda hayırlı olabilir. (Çöp-kız Pollyanna yaklaşımı!) Öyle ki, şehir soğuğa rağmen kokmaya başladı. Eminim fareler de fena halde keyiftedir...Böğğğkkk, evlerden uzak!
Belediye kaprisi yüzünden, güzelim şehrimiz gittikçe çirkinleşiyor. Umarım en kısa zamanda sorun çözülür, yoksa atıklarımız, "film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmeye devam edecek "...!
"Uyandığı andan, uyuduğu ana kadar sürekli bir şeyler atarak geçirir gününü şehirde yaşayanlar. Haftalara, aylara, yıllara vurduğumuzda, hatırı sayılır bir çöp tepesi yükselir her birinin arkasında. Ve tıpkı sinekler ve hamamböcekleri ve besinler ve nesneler gibi, insanların da bir miadı vardır. Ortalama yaşam süresi erkekler için 65, kadınlar için 70'tir. Sonra, malum son gelir ve onlar da ölür. Çürür ve ayrışır, parçalanır ve dağılır, kendileri olmaktan çıkar ve başka başka şeylere karışırlar. Ama eğer ölmeye ramak kala, hatıralarımız yerine, şimdiye değin attıklarımız olsaydı bir film şeridi gibi geçip giden gözümüzün önünden, fazladan uzatabilirdik ömrümüzü..." (Bit Palas'dan)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

20 yorum: