Öyle özledim, öyle özledim ki buradan sıklıkla yazıp çizip yorumlaşıp haberleşmeyi...Hem bazılarınız mesaj ya da yorum attı, artık girebiliyorum bloga hadii diye, sen boş bırakma T24 dışında da yaz yine diye; ben de 1.55 boyumu unuttum kendimi kocaman sandım, öyle gönendim, öyle içlendim, geldiiiim..
Kısa kısa Eliza...
Haftasonu Bodrum'a gidip geldim düğün için, Haziran sonunda Bodrum'a yağmur indi. Keramet bende mi, artık gerçekten bilemiyorum!!
Bodrum'da soğuk algınlığına yakalanmış bi salak olarak, elimdeki işleri tamamlayıp eve yatmaya gitmek istiyorum, ben istedikçe yeni bi sevimsiz iş çakılıyo, içim şişti!
"PMS muzdaribi" değil, "nerde kaldın kahpe MS muzdaribi" hallerdeyim; çenem akneli, göğüsler Samantha Fox, eller ayaklar Semra Özal, gelgelelim hareket yok, hadi bak gel vallahi karın ağrısından şikayet etmiycem diye karnıma bakaraktan saçmalıyorum.
2 kitabı aynı anda okuyorum...Pucca günlüğü ile Sevim Burak mektupları...
Aşk-ı Memnu Lost'lara karıştı, Ezel'de kartlar yeniden karıldı, Gossip Girl ile Glee'ye sardım, TV yazılarımdan uzak kaldım.
Meğer sözcükler birikmiş de inci gibi içime dizilmiş...Bilahare yazıcam.
Ama bitirmeden, hem de görselle köprüyü kurukuruvererekten açılışı kapanışı, bi Zürafa anısıyla yapıcam!
Ben üniversitedeyim, bi çocukla çıkıyorum. Çocuk bizim yazlığa beni ziyarete geldi. Benden 9 yaş küçük ve süper komik olan kuzenim de vücut çalışmış, yüzücü müzücü abi klasmanından niyeyse bi beğenmiş çocuğu herhalde, ona "zürafa" adını taktı. Bizim aile zürafaya bayıldı da, Allah beni affetsin, çocuk yüzücüydü filan ama sıkıcıydı, bi ben bayılamadım! Daha sonra çocuğu salladım, ama onun ve ardından gelen çeşitli adayların ismi Zürafa kaldı yadigar...
Üstünden yıllar geçti, artık kocaman üniversiteli genç olmuş kuzeni görmeye ablasıyla birlikte Kıbrıs tatiline gitmişiz, büyülü bi yer olarak beynime kazıdığım Girne limanında biraver muhabbeti yapıyoruz. Kimler geldi kimler geçti'ye sarmışken söz zürafadan açıldı, "yahu o çocuğun adı neydi" dedi bizimki, söyledik. "Peki, güçlü vardı bi de, onun ismi neydi?" dedi, "Güçlüydüüü" dedim ben, bi tur koptuk, onunla dalga geçtik vay sen Güçlüyü de lakap mı sandın diye, "benim suçum ne, sen takılmışsın öyle Şirinler gibi!..." dedi komik kuzen, "...Allahtan Higgins'e aşık oldun da, toptan rahat ettik. İsmi güzel kendi güzel. En zürafaaaa!"... :)
Ama bitirmeden, hem de görselle köprüyü kurukuruvererekten açılışı kapanışı, bi Zürafa anısıyla yapıcam!
Ben üniversitedeyim, bi çocukla çıkıyorum. Çocuk bizim yazlığa beni ziyarete geldi. Benden 9 yaş küçük ve süper komik olan kuzenim de vücut çalışmış, yüzücü müzücü abi klasmanından niyeyse bi beğenmiş çocuğu herhalde, ona "zürafa" adını taktı. Bizim aile zürafaya bayıldı da, Allah beni affetsin, çocuk yüzücüydü filan ama sıkıcıydı, bi ben bayılamadım! Daha sonra çocuğu salladım, ama onun ve ardından gelen çeşitli adayların ismi Zürafa kaldı yadigar...
Üstünden yıllar geçti, artık kocaman üniversiteli genç olmuş kuzeni görmeye ablasıyla birlikte Kıbrıs tatiline gitmişiz, büyülü bi yer olarak beynime kazıdığım Girne limanında biraver muhabbeti yapıyoruz. Kimler geldi kimler geçti'ye sarmışken söz zürafadan açıldı, "yahu o çocuğun adı neydi" dedi bizimki, söyledik. "Peki, güçlü vardı bi de, onun ismi neydi?" dedi, "Güçlüydüüü" dedim ben, bi tur koptuk, onunla dalga geçtik vay sen Güçlüyü de lakap mı sandın diye, "benim suçum ne, sen takılmışsın öyle Şirinler gibi!..." dedi komik kuzen, "...Allahtan Higgins'e aşık oldun da, toptan rahat ettik. İsmi güzel kendi güzel. En zürafaaaa!"... :)
14 yorum: