12 Temmuz 2010 Pazartesi

Denizleri Aş da Gel

İzel'in Hasretim şarkısını hatırladım birden kurabiyeler...Kurtar beni buralardan ne olurrr...Güzeldi :)

Haftasonu Amsterdam'ın en güneşli, en mavili, en keyifli yüzlerinden biriyle tanıştım ki; ben güneşsever yaz kadını, Amsterdam güleç çehresi güneşle iyice aydınlanan şehir, pek sevdik birbirimizi..umarım arayı açmadan yine karşılaşırız. (Burada yazar, yeniden yağmurlara karışmış olan Amsterdam'a dokundurmaktadır)...



Amsterdam Centraal Station 2A platformundan yarım saatte bir geçen Zandvoort aan Zee trenine binince, tastamam 27 dakika sonra orada olunca, hemen istasyonun önünde bekleyen plaj otobüslerine atlayıverince, daha ailevi ve vıcık cıcık kısım için Zaandvoort'da, daha genç enerjili, güzel müzikli cool mekanlar için Bloemendaal'da inince, kendinizi oranın en iyi iki mekanı, Republiek ya da Bloomingdale'e atınca, hava da güzelse, vallahi adeta İbiza!
Feci kalabalık ve şenlikli, öyle huzur kıyamet hiç değil...Kuzey Denizi malum, gri ve bulanık, masmavi Ege Akdeniz sularına alışkın bünyeler denizden çok şey beklememeli, ama Amsterdam'ın uzattığı limonlardan limonata yapmaksa amaç, bu adresler son derece eğlenceli!


Hem Higgins'le cumartesi sabahın köründe gidip gündüzü güneşlenerek geçirdik, hem de geçen hafta iş çıkışı 6 kişilik bir ekip, akşam yemeği, inanılmaz güzel günbatımı manzarası (ki burada buna günbatımı yerine gecebatımı denilebilir, o derece 11de kararıyo yazın hava!) ve muhabbete gittik. Gündüzü ayrı, akşamı ayrı keyif oluyo, etrafta bin türlü farklı insan, kafalar bi dünya gençler, salak salak oynayan yumuk çocuklar derken, ne kitap ne ipod ne bi şey, etrafta gözlem yapa yapa keyifle geçiyo zaman...Bronzluğu da hediyesi! Gelenleri bekleriz...

Dün şampiyon olsalar pek muhteşem olacaktı ama ne yapalım, hem İspanya çok bastırdı ve hak etti, hem hakem hafiften kör, oldukça da sevimsizdi, hepimiz üzerimizde turuncu tshirtlerle kös kös eve döndük...

Bu arada Uykusuzcumcum DNS ayarlarına hopşinanay bir şeyler yaptı (anlamıyorum işin tekniğini Necmicim, napıyım?!), bloga Türkiye'den de girilebiliyo sanırsam! Eski ve yeni yazılara, buyrun efendiiim!

17 yorum:

  1. yeyyy! elizacığım, evet, uzun süredir bloguna giremiyordum. şimdi oldu. dün maçtan sonra o schneider pıtır pıtır gözyaşı dökerken içim eridi yahu, çok istiyordum şampiyon olsunlar. tüm hollanda halkına geçmiş olsun diyelim bu vesileyle. türkiye'ye hoşgeldin, limonlardan olduğu kadar limonataya devam! öperim.
    YanıtlaSil
  2. tatilden uzak bu bünye yazdıklarını okuyunca hop hop! atmaya başladı içten içten...
    hani bana?! hani bana?! diyor da başka bi şey demiyor..
    ağzınızın tadı hiiç kaçmasınn :)
    YanıtlaSil
  3. gelemedim gitti şu amsterdama ama sen anlattıkça Elizacım aklım kalıyor çalacağım kapıyı birgün o olacak :)))))
    p.s. walla pat diye girdim bloğuna nihayet şahaneeee
    YanıtlaSil
  4. Oh oh ne güzel ben de arasıra kafamı dinlemek için Zeewolde plajına gidiyorum. Daha sık gitmeyi isterdim.
    YanıtlaSil
  5. Zandvoort'u ben de pek seviyorum, Scheviningen de fena degil guzel havalarda ama size uzak sanirim. Haftasonu biz de Zandvoort mu Rotterdam mi dedik, Rotterdam'da karar kildik. Gezdik, tozduk, geldik.

    Sevgiler.
    YanıtlaSil
  6. Danceof Eternity;

    Ay evet pek özledim eski dostları :) Blogumuz açılmıştır efenim...
    YanıtlaSil
  7. NzN;

    Hiçbirimizinki kaçmasın, beni de bu günübirlikler kesmemeye başladı o ayrı, Bodrum hasretindeyim, 1 ay sonra inşallah :)
    YanıtlaSil
  8. Peliiinn;

    Sen gelene dek ben kesin dönüş filan yapıcam bak hadi çabuuuk :) Ay evet hepinizi özledim!
    YanıtlaSil
  9. Black Pearl;

    Ben de..özellikle haftaiçi..napalım, olduğu kadar :)
    YanıtlaSil
  10. Tuguna;

    Scheveningen DenHaag tarafı diil mi, uzak bize evet, Zaandvoort daha rahat..ama plaj kafası daim olsun, deliye her yer plaj :) Sevgiler
    YanıtlaSil
  11. sevgili doolittle, kahverengi iri düğmeli kaban + fincan + siyah (peluşlu mu?) dantelli mendil kombinasyonunuza bayıldım.
    ps. kesin modacı ve gay olmalıydım ben
    YanıtlaSil
  12. Uykusuz;

    Siyah peluşlu olan mendil değil, broş..Üzerinde My Fair Lady'den Eliza ile Higgins'in dans sahnesi var, Banyosuyu yapıp göndermişti, ben de bayılıyorum :)
    Ps: Estetik görüşü gelişkin, hetero bir adam olarak da gayet iyisin canım
    YanıtlaSil
  13. aaaah doğru ya, banyoköpüü broşu hatırladım, ben de bi Zeki Müren broşu rica edicim kendisinden
    YanıtlaSil
  14. twitterda seni takip eden saksafon çalan profil resimli benim =)))
    yazıların birikti bu ara yakında okuyup yorumlarımla dönücem, öperim! :*
    YanıtlaSil
  15. O uykusuzu öperim ben ya her ne yaptıysa, eline sağlık uykusuz.
    YanıtlaSil
  16. Çok tuhaf günlük;

    Göremedim o resmii, mention yapar mısın aceba? Beklerim :)
    YanıtlaSil
  17. Aslı;

    Uykusuzu öpenler klübü :) Şükür kavuşturanaa
    YanıtlaSil