Dün akşam bir butikte, salağın biri yüzünden kan beynime sıçradı da, Pretty Woman'ı oradan çağrıştırdım. Durun baştan anlatayım...
Haftaya Ankara'da evlenicek olan çok sevgili bir dostun düğünü için elbise bakıyordum. (Bilmeyenler için Amsterdam'da her gün 5'de kapanan dükkanlardan, çalışan kimse zırnık yararlanamadığı için, Perşembe akşamları koopavond, yani alışveriş akşamıdır; tüm dükkanlar 9'a dek açık kalır, hatta devlet ofisleri belediye binaları vs, her zamankinden geç kapanır).
Ben de iş çıkışı, uzun bir tuvalet bulursam 1 haftaya tadilatı ancak yetişir gazıyla, kar-buz-soğuk dinlemeden, hoş elbise ve tuvaletler olan ender butiklerden birine gittim. İş çıkışı son derece yorgun, dışarısı buzul çağı olduğundan kelli tambi kardanmadam tadında, ugg'lı mugg'lı (bkz:dünkü yazı) bi haldeyim. Kaya kaya içeri girdim, bakınıyorum. 3 katlı, en üst katında gece elbiseleri olan bi yer, daha önce de çok alışveriş yapmışlığım olduğu için hangi katta ne olduğunu da biliyorum.
İçeride en çok 3-4 müşteriyiz, 3 de tezgahtar var. Katları çıktım, baktım en üst katta ışık mışık yok, o sırada o kattan inen şef tezgahtara pardon dedim, en üste çıkacağım gece elbisesi için, çıkamazsınız deyiverdi. Nasıl yani? soruma da, son derece ters, asık suratlı, tam servis endüstrisinden zerre anlamaz gıcık Dutch ifadesiyle, iki araba lafla cevap verdi: "Biz 3 kişiyiz, her kata yetişemeyiz, almayıp bakacaksanız zaman kaybı olur, sonra gelin vs vs vs". Öyle afalladım, öyle aptalladım ki, "Siz gerçekten ciddi misiniz? Böyle bi tutum böyle bir satış tavrı olabilir mi?"den öte bir tepki veremedim. Sonra da kendime gıcık oldum, şunu şunu deseydim diye içimden ingilizce saydıra saydıra kendimi karlı yollara vurdum.
İşte oradan sonra yürürken gözümün önüne Julia Roberts'ın, önceki gün kendisine mok muamelesi yapan snob RodeoDrive butiğine şıkırşıkır dalıp "You work on commission right? Big mistake, huge!" diyip çıktığı, hepimizin bu tip küçük intikamlara ve adalete bayılan yüreciklerine serin sular serptiği sahne gözümün önüne geldi.
Tam bi "hani bi zamanlar fakir ama gururlu bi genç vardı" sahnesi!
Haa, bu arada hemen ardından girdiğim, tatlıcık tezgahtar kızların insanı iyi hissettirdiği, sıklıkla gidip pek sevdiğim minik bir butikte, zarif bir kokteyl elbisesini, üstelik üzerime cuk oturan bir bedende ve indirimde buldum, iyi ki kadının sevimsizliği tutmuş da oradan bi şey almamışım dedim, o da ayrı mesele!
Baksanıza, çok tatlı diil miiy?!


Eliza'm,
YanıtlaSilbana bu elbiseyi alsana? :) pek ciciymişşş
Bence, hayatta olan herşeyin bir sebebi vardır, bu olayda bunu doğruladı bana :) İnanın bu elbise müthiş bir şey !.. Başlı başına harika bir sebep gibi durmuyor mu zaten?
YanıtlaSilSevgiler,
"Yok yoook canim bunlar tok satici" derdi annem :)
YanıtlaSilHollanda'nin "servis" konusunda ne kadar berbat oldugunu bi kere daha tecrube edinmissin ama bak neeeggzel olmus neeeggzel elbise kapmissin :)
NzN;
YanıtlaSilÖdünç veriyim düşünden sonra şeker? :)
momentos;
YanıtlaSilÇok doğru...irili ufaklı deneyimlerle, (bkz: ekim ayı, suya yazı yazar gibi yazım), buna ben her zaman inanıyorum. Bu da tatlı bi örneği oldu :)
Dudu;
YanıtlaSilTok satıcı tabii..Bahşiş kültürünün gelişmemiş olmasına da şaşmamalı, ekstra hiç bir çabaları yok ki! :)
Cok guzelmis, iyi gunlerde giy. Bir onceki magazadaki de musteri kacirmis oldu ters tavri yuzunden.
YanıtlaSilBahsisleri genellikle patronlar cukka yapioo :)) Ama bi kere gel ben sana servis yapiiim da gor o servisi, horeca'nin aranilan ismiyim :P
YanıtlaSilİşte bunu diyorum, olana da olmayana da sevinmek, üzülmek yok. Vardır hayatın bir bildiği.
YanıtlaSilAncaak, pretty woman'daki o sahne de içimin yağlarını eritirdi her izlediğimde (o filmi sanırım 6 kere falan izledim:)
İnsanlar bilardo topları gibi Eliza'cım, aynı yeşil çuha üstünde, çoğu zaman hiç planlamadan birbirlerine değiyor ve hem kendi hem de değdiği kişinin yönünü de sonsuza denk değiştiriyorlar :))
YanıtlaSilSenin için bu sahne ilk anda 'katil olmaya en yaklaşılan anlar' tadında bir temas ile başladıysa da son anda iyi bir sayı yapmışsın :))
Elbise peeek şık! İyi giymeler :)
my fair lady, ben bile giyerim bunu,bileklerde desenli güzel bi çorap ta pek hoş durur, ama bi aykırılık yapıp parlak koyu mor bi ayakkabı da tadından yenmez, ah bana IsseyMiyake diin kısaca ltf
YanıtlaSilBir de kapanma saatine 15 dakika kala kepenkleri yariya indiryorlar. Kapida bir satici bekliyor, iceriye kimseyi almamak icin. Kapanmaya yakin "sunun kirmizi varmiydi" diye sordugunuzda ise "yok" diyorlar aslinda mevcut olsa bile kapanma saati diye. Hizmet konusunda 0 alan bir insan cinsi. Elbise cok hosmus cidden.
YanıtlaSilDemet;
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Dertlerine yansınlarrr:)
Dudu;
YanıtlaSilEminim öyle olduğuna :) Valla direkt alınan service fee'yi cukkalasınlar isterlerse ama, bence çok yanlış sonunda mekan kaybediyo müşteri memnuniyetsizliğinden..
Aslısın;
YanıtlaSilHer zamanki gibi tastamammm bulunduğum noktayı anlayanım, ikisine de, aynenn
Sokak Kedisi;
YanıtlaSilNe güzel bağlamışsın bilardo toplarına ne güzel! Öperim
Uykusuz;
YanıtlaSilYirim seni, Mizrahim Lagerfeldim. İnce/parlak/ten rengi çorap yerine, kalın siyah mat mus çorapla ve çok yüksek siyah platform ayakkabılarla giyicem yakalıycam dediğin dokunuşuuu
BlackPearl;
YanıtlaSilHah, evet, bi de o var! Hey allaaamm...
inanamiyorum su hollandadaki servis sektorunun rezaletine;basima su 4 senede gelenlerden en az bir kitap cikar...her iste hayir varmis ama.. elbise mukemmel!
YanıtlaSilamsterdam ve guzel kiyafet satan dukkan zor bir kombinasyon. Su harika servis veren dukkan Leidsestraat Raak olmali. Ama oburu neresi olabilir? Elbise gercekten cok hos, gule gule giyin.
YanıtlaSilGul
Gül;
YanıtlaSilEvet evet doğru mekan! :)
Diğeri pek de minik bir butik diil aslında, chain, ama ben hep buluyorum güzel bir şeyler..(karen millen)
Sevgiler,