Benim yalnız yaşamaya başladığım 2000 yılından beri vazgeçemediğim bir alışkanlığım var. Sabah zinhar uyanır uyanmaz evden fırlayabilenlerden olmadığım gibi, mutfak tezgahının önünde ayakta durmak suretiyle bir kahve (sigaralı zamanlarda yanına bir de sigara) içmem, duvara bakarak bi 10-15 dakika geçirmem gerekiyor. Aksi halde afyonum bir türlü patlamıyor!
Higgins'le evlilikten sonra da bu alışkanlığı sürdürebilir miyim derken, kendisi hazineci olduğu ve Türkiye piyasaları açılırken işte olması gerektiği için, mesaiye buranın saatiyle 8:00de başladığı anlaşıldı. Ben 9:00da işe başladığım için, ama o uyanırken de illa uyandığım için, sabahlarıma katılmış ve duvarlara baka baka afyon patlatabileceğim, kahvaltımı edip gazete keyfi yapabileceğim nur topu gibi 1 saatim oldu diye pek sevindim.
İyi ki de öyle olmuş, zira bu sabah o gidene kadar azcık uzanayım diyip uyuyakalmam, sonra fırlayıp evde çıkma çabalarım içinde, tüm şaşkalozluğumla dün yıkayıp fönlediğim saçlarımın üzerinden düzeltmek için alelacele maşayla geçerken kızgın maşayı cort diye boynuma değdirdim. Çok yanmadı neyse ki ama birbirine paralel iki minik kırmızı-kahve yanık oldu. Şimdi vampir ısırmış gibi görünüyorum! Haa, diyeceksin ki günlerden cuma, gönül olmuş fırlama, vampir ısırığın çok mu umurunda; yooo, diil valla!! Öperimmmm

amanın! evham yaptım birden, neyse ki bişey olmamış. uykusuzken trafiğe çıkmayın ve dahi maşa yapmayın hanımlar!
YanıtlaSilbu arada o ne şekil bi afyon patlatma şeysidir, hayran kaldım :)