1 Şubat 2011 Salı

Lavanta Kokulu Çekmeceler


Çoook yakın bi dost (şurada uzun uzun anlatmıştım: Lady Z), uzun zamandır düşlediği butik-pastaneyi İstanbul'da açıyormuş. Sanki kendi hayallerimden birini gerçekleştirmişçesine sevindim! Lezzeti parmaklarından akan hamarat elleri, estetiği görür görmez anlayan engin gözleri, güzel kalbi bereketini artırsın dilerim...

Öyle de rastlantısal olarak, gündemimde caféler, pastaneler olan bir zamanda aldım ki bu haberi, evrenin garip tesadüflerine daldım ister istemez...
(Geçtiğimiz günlerde üçüncü baskısını yapan leziz kitap "80'lerde Çocuk Olmak"tan, bu kitabın yuvası YitikÜlke Yayınları'ndan muhtemelen haberdarsınız. Değilseniz, olunuz :))

YitikÜlke'nin atom karınca çalışkanlığındaki sevgili editörü Kadir Aydemir'in davetiyle, serinin ikinci durağı "90'lar Kitabı: Çocuk mu Genç mi"de, ben de bir yazımla yer alacağım. Parçayı henüz kaleme almadım, ama 90'larla ilgili yazmak için kendime birkaç hafta önce, Z'nin güzel haberini almadan seçtiğim fenomen de vanilyalı, karbonatlı, ilk buluşma heyecanlarına katık edilmiş porselen fincanlı bir şeyleri içeriyor.
Kalemimin ucu, ilham perimin kanatları açık olsun...
Hepimizin önündeki med-cezirli zamanlar, saklı çekmecelere lavanta kokularıyla sarıp kaldırdığımız irili ufaklı hayallerimizin gerçeğe yansımalarıyla dolsun!


5 yorum:

  1. Eliza'm, kocaman bir amiiin ve hayallerini gerçekleştirenlerinde yolları hep açık olsun!

    YanıtlaSil
  2. Aslıkuş;

    Ben seni tanırım, bitişik de sendense aceledendir diyip onu kafadan ayırırım zaten:)
    Amin.

    YanıtlaSil
  3. amiiinn :) gönlünce olsun herşey..

    YanıtlaSil
  4. Tam da 80'li yıllarda yaşanmış şahane çocukluklara özlem duyduğum anda. Sevgili çölde kaybettiğim kızkardeşim merakla bekliyorum....

    YanıtlaSil