Bugün düğün salonları, doğumhaneler ve dilek ağaçları dolup taşacak. Sermayeyi kediye, kötü günleri tahtalara vurulan tıktıklara, güzel dilekleri de her ne hikmetse simetrik tarihlere bağlayanlar, hop oturup hop kalkacak.
Bense birazdan sabah kahvemi bitirip bir duş alacak, bir an önce geçip gitmesini dilediğim bir gün geçirecek ve kah dişimi sıkarak, kah içimin Pollyanna'sına inceden gülümseyerek, bu günü atlatacağım. Ekilip de tutmayan tohumlara, sulanıp da büyümeyen çiçeklere bir defa daha veda edecek, ve yine yoluma bakacağım. Yine de şanslı, ille de güçlü, her zaman iyimser olduğuma şükredip, gelecek seferlere umutlanacağım.
Dilerim, 12.11.11, 11.11.11'den, yarın bugünden daha güzel olacak.
Bilirim, takvimin hangi yaprağında olursak olalım, penceremde yine güneş doğacak...

8 yorum: