20 Aralık 2011 Salı

90lar: Çocuk mu Genç mi?

Kendi Neverland'ini arayanların keyifli buluşma noktası YitikÜlke Yayınları, "80'lerde Çocuk Olmak" projesinin ardından, yepyeni bir projeyle bommmba gibi geliyor!
"90lar Kitabı: Çocuk mu Genç mi?"de 111 yazar, 90'ların izlerini farklı anlatılarla sürüyor.
Bendeniz de naçizane, bu projenin şanslı yazarlarından biriyim. Benim için üstüste farklı kayıpları istifleyen 2011'i keyifle uğurlarken, uğurlar ve yeni yıl için umutlar cilalarken; yılın ilk günlerinde ilk defa bi kitabın parçası olarak kendimi görmek armağanına eriştim.
Kitaba ufacık katkım Delibahar Pastanesi'ne, vanilya kokuları arasında 111 rengarenk parçayı okumaya beklerim...

3 Ocak 2012'de, bayinizden hevesle isteyiniz!

16 Aralık 2011 Cuma

Hans en Grietje

Amsterdam'ı yaşayanlar bilir, buranın her havası bizim normallerimizin altında, soğuğu ıslak, sıcağı ılık, yağışı sevimsizdir. Ama hele de şimdilerde pek güzel ışıklandırılmış o canım kanalların kıyısında yürürken, insana hiçbir hava koşulunu sallamaz, pek tatlı ruh halleri gelir.
Bunları Spiegelgracht'ın köşesindeki, ismi şeker, cismi şeker, koyu kahve yanına elmalı tarçınlı pancake'i en şeker café Hans en Grietje'de yazıyorum. Karşımdaki köşeden tüm ihtişamıyla Rijksmuseum göz kırpıyor. Zaten tüm yapıları Hansel Gretel masalından fırlamış kurabiye evlere benzettiğim bu güzel şehre yolunuz düşerse, kanal kenarlarında ayaklarınız kopana dek yürüyün, ve bu minnoş mekana uğrayın, tavsiye ediyorum.
Ruh haliniz uçuş uçuş olup masalsı çağrışımlar yaparken, her masalın bir ejderhası, bir de cadısı olduğunu unutmamalı tabii, onlar her yerde. Her yol ayrımında, ışıltılı ve yanılsamalı tüm o soğuk plazalarda. Maksat, gündeliğin koşturmasına kapılmışken, onları olabildiğince umursamamakta...
Mutlu cumalaaaar!

9 Aralık 2011 Cuma

Kışbakışı

Günlerin en sedef tozu bulaşmış olanı, tatlı bir cumartesi sabahında hepimize günaydın! Kahvemiz bol, muhabbetimiz sonsuz olsun canlarım.
Kuşbakışından yere indim, geri topladım kayıp sözcüklerimi, yazdım. Kucaklarım.

http://www.t24.com.tr/eliza-doolittle/kose-yazisi.aspx?author=58&article=4385

7 Aralık 2011 Çarşamba

Gülümse

Yaşayan bilir, tanıyan anlar, anlamayan ya sayar, ya sallar. Ama her ne geldiyse başa, en güzeli, yeniden gülümseyebildiğimiz anlar.
Ne demiş Şems?
"Olduğu kadar, olmadığı kader..."
Zaman ki her yaraya merhem, zaman ki işsiz günlerde ondan bol bir şeyim yok...Sözcüklerim geri gelir gelmez dağarcığıma, aklımı toplar toplamaz yeniden, T24'de ve burada, kaldığım yerden devam ederim...İşte buna gülümserim.